<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sosyal medya &#8211; Pazarlama İletişimi Platformu</title>
	<atom:link href="https://pazarlamailetisimi.com/tag/sosyal-medya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://pazarlamailetisimi.com</link>
	<description>Pazarlama, Reklamcılık, İletişim ve Dijital Dünya!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Nov 2023 12:56:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2022/01/cropped-pazarlama-iletisimi-icon-32x32.jpeg</url>
	<title>sosyal medya &#8211; Pazarlama İletişimi Platformu</title>
	<link>https://pazarlamailetisimi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal Medya Pazarlaması</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-pazarlamasi/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-pazarlamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alperen Eyüpoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 15:56:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[içerik yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya pazarlaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=13038</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Amaç&#8221; &#8220;Sosyal Medya Pazarlaması&#8221; yazı dizisinin birinci bölümünü ufak bir girişle açmak istiyorum. Sosyal Medya yönetiminde her ne kadar yeni olsam da dikkatimi çeken bazı şeyler var ve bunların değişmesi...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-pazarlamasi/">Sosyal Medya Pazarlaması</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>&#8220;Amaç&#8221;</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Sosyal Medya Pazarlaması&#8221; yazı dizisinin birinci bölümünü ufak bir girişle açmak istiyorum. Sosyal Medya yönetiminde her ne kadar yeni olsam da dikkatimi çeken bazı şeyler var ve bunların değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yazı dizisinde bence değişmesi ya da daha farklı şekilde uygulanması gereken süreçlere değineceğim.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://pazarlamailetisimi.com/pazarlama-nedir-pazarlamanin-gelisim-surecleri-nelerdir/">Pazarlama</a> dediğimiz olay markanın hedef kitlesi ile iletişim kurması ya da olan iletişimi sürdürmesi ve böylece ürün ya da hizmet alınacağı zaman akla gelen marka olmak, markalar arasında yer almaktır. 4P dediğimiz kavram hala güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor fakat bu P&#8217;ler arasında fark yaratan ve diğer üç P&#8217;ye güç veren, katlanılabilir kılan Promotion&#8217;dır. Türkçe olarak tutundurma veya tanıtım gibi farklı şekilerde adlandırılıyor. Bu tanıtımın ana mecrası olarak sosyal medyayı kullanmak biraz göle maya çalmaya benziyor. Sosyal medyayı kullanan insanların amacı boş zamanlarını arkadaşlarının neler yaptığına ve eğlenceli içeriklere bakarak nisbeten verimli geçirmek. İnsanların çoğu bu mecralarda dolaşırken kafaları dağınık olur ya da dağıtmaya çalışırlar. İçeriğe dikkatlerini vermezler, çoğu zaman göz gezdirirler ve sayfayı aşağıya doğru sürekli kaydırırlar. Bu kaydırma sırasında dikkatlerini çeken bir içerik görürlerse o zaman durup bakarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">İçeriğin ilk bakışta dikkat çekmesi paylaşılan hesaba da bağlıdır. Özellikle Facebook&#8217;ta içeriğin hemen üstünde paylaşan kişi/sayfa hesabı görüldüğü için insanların kafasında o hesapla alakalı bir kanı vardır ve bazen içeriğe çok dikkat etmeden bu kanıya göre hareket eder. Aynı içeriği sevdiği bir hesap paylaşmışsa kesin bakar ve büyük olasıkla beğenir. Bir markanın kendisi hakkında sosyal medya üzerinde bir kanı oluşturması sadece sosyal medya paylaşımlarıyla ne yazıktır ki oldukça zor. İmkansız değil tabii, fakat sosyal medya üzerinde reklam vermeden bu işi başarmak ciddi bir emek ve zaman ister. Reklamla bile çok zordur. Ajansların markalar için hazırladığı haftalık/aylık planlar dahilinde çıkan içeriklerden bu performansı beklemek tek kolon loto oynadıktan sonra gidip alıcısıymış gibi lüks SUV araştırmaya benziyor. Aylık/haftalık içerikler markanın varolan iletişimini sürdürmek için kullanılmalıdır. Stratejisi yeni biri ile tanışma üzerine değil, tanıştığınız insanlarla iletişimi kesmemek, kendinizi unutturmamak üzerine kurulmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki yeni insanlarla nasıl tanışacaksınız? Sürdürülebilir ilişkiler konusunda online arkadaşlık sitelerinin başarı oranı ve başarılı oldukları alanlarda neden başarılı oldukları sizin için referans olabilir. Birileri ile ilk defa iletişime geçecekseniz öncelikli tercihiniz geleneksel medya kanalları olmalıdır. Sizi gördüklerinde belli bir güven ortamının olduğu alanlarda kendinizi göstermelisiniz. Özellikle TV reklamları etkisini sürdürmeye devam ediyorken, online&#8217;da da paylaşabileceğiniz ve reklam vererek yayabileceğiniz bir video çok mantıklı bir karar olacaktır. İnsanların sosyal medya hesabınız ve markanız arasında bir bağlantı kurması lazım. Kimliği veya karakteri olmayan bir markanın sosyal medya hesabı çok etkili olmayacaktır. Kendinize referans olarak birkaç markayı belirleyin ve hesaplarına bakın. Sosyal medyada var olan her hesabın fiziksel hayatta sosyal bir karşılığı var. Markalar için bu karşılığın yerini ürün alamıyor. Çünkü ürünü ellerine aldıklarında tüketici onunla konuşamıyor veya şakalaşamıyorlar. Onlar üzerinde tüketim veya kullanım sırasındaki deneyim dışında etki bırakacak bir etkileşimleri olmuyor. Sosyal bir bağlantıları yok. Bu bağlantıyı kurabilmeniz lazım. Bağlantıyı kurma yönteminizde markanızın bir parçası olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bu aşamalardan sonra sosyal medya içeriklerinizi hazırlarken &#8220;Ben burdayım!&#8221; diye bağırıp ilgisiz alakasız insanları çağırmak yerine tarafınızı belli ettikten sonra sizinle iletişime geçen insanlarla uygun bir dille konuşmanız gerekiyor. Böylece sosyal medyada iletişimde olduğunuz kitle sadık bir müşteri kitlesi olma yolunda emin adımlarla ilerlemenin yanında, ister WOM deyin ister Advocate Marketing, sizin reklamınızı da yapacaklardır.</p>
<h2><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-13058 size-full" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/icerik-yonetimi-jpg.webp" alt="içerik yönetimi" width="1200" height="800" title="Sosyal Medya Pazarlaması 4" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/icerik-yonetimi-jpg.webp 1200w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/icerik-yonetimi-300x200.webp 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/icerik-yonetimi-768x512.webp 768w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/icerik-yonetimi-900x600.webp 900w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></h2>
<h2>İçerik Yönetimi</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yazı dizisinin ilk bölümünde sosyal medyada amacınızın ne olması gerektiğine değinmiş ve nasıl bir yol izlemeniz gerektiğinden bahsetmiştim. İkinci bölümde ise bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiği hakkında düşüncelerimi paylaşacağım.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Markalar için sosyal medya mecraları, hedef kitleleri ve halihazırdaki müşterileri ile iletişimi sürdürmek için çok önemli bir konumda bulunuyor. Bu iletişimi sağlıklı yönetebilmek ve müşteriler ile  bağı güçlendirmek için bu mecralara uygun olarak içerik üretimi yapılıyor. Native Advertising adı verilen ve aslında hiç de yeni bir kavram olmayan, sadece adı yeni konulan bir süreç işliyor. Sosyal medyanın yükseliş döneminde aylık 30 içerik paylaşan markaları görüyorduk. Son zamanlarda bu içerikler 10-16 bandına inmiş durumda ve bu sayıların daha da düşmesi gerekiyor. Şunu kabul etmek gerekir ki insanlar Facebook&#8217;a ya da Twitter&#8217;a markalardan gelen postları görmeye girmiyor. Amaçları farklı. Markalar paylaştığı o gönderiler ile kullanıcıların deneyim kalitesini düşürüyor. 10-16 tane içeriğin bazen hiçbiri etkileşim almıyor, bazen de birkaç tanesi kullanıcıların bir çoğunun hoşuna gidiyor ve beğeni alıyor. Bir KPI olarak beğeni bence çok önemli bir rakam değil. Yorum ve paylaşım insanların etkileşime girmesi açısından daha önemli, ama Facebook&#8217;un politikaları hangi gönderi daha çok beğeni alıyorsa onu göstermek üzere belirlenmiş. Onlar da kullanıcı deneyiminin bölünmemesinden yana tavırlarını koyuyorlar fakat para kazanacakları yeride böylece belirlemiş oluyorlar. Özellikle Facebook&#8217;ta, yoğun zaman akışı ve politikaları yüzünden kendi fanlarınız arasında bile görüntülenme sayıları fan sayısına oranla çok düşük seviyelerde kalıyor. Girdiğiniz 10-16 içeriğin sürekli farklı kişilere gösteriliyor olma ihtimali çok yüksek. Ayda girdiğiniz o 15 içeriğin yalnızca 1-2 tanesini gören fanlarınız olduğu kesin. Görseli olmayan, sadece metin içerikleride paylaşılabilir. Özellikle Twitter bu stratejiye çok uygun. Atılan bir tweetin timeline&#8217;da görünmemesi ihtimali yok. Görüntülenme sayıları sadece o an online olup olmamasına ve kullanıcının ne kadar geriye gittiğine göre değişiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Üretilen içeriklerin Facebook&#8217;ta maksimum 5 olması ve en az 2&#8217;sine reklam verilmesi gerektiğini, Twitter&#8217;da ise minimum 15 tane içerik girilmesi gerektiğini düşünüyorum. Facebook&#8217;ta reklamsız bir şeyler başarmak artık çok zor. Bunu hem mecra hem de kullanıcıların &#8220;viral&#8221; reklamlara karşı gelişen farkındalığı zorlaştırdı. Artık Facebook&#8217;un bir ana akım medya kanalına dönüştüğünü düşünüyorum. Elinde tuttuğu kitleyi kullanarak markalara ve kişilere içerik ürettiren ve bu üretilen içeriği insanlara göstermek için para isteyen bir medya devi haline geldi. Ve insanların kendi mecrasında daha fazla zaman geçirmesi için elinden geleni yapıyor. Twitter&#8217;da ise reklamı sadece takipçi kazanmak için vermelisiniz. Zor durumda olan sosyal ağ Facebook&#8217;un başarısını taklit etmeye çalışıyor ama kendi yolunu çizmesi lazım, yoksa ezilip gider.</p>
<p style="text-align: justify;">Twitter&#8217;a özel olarak, daha zekice metinlerin yer aldığı bir içerik planı oluşturulmalı ve görsel kullanmak zorundaymış gibi hissedilmemeli. Eğer mesajı sade bir metin ile verebiliyorsanız görseli işin dışında tutmanızda fayda var. Hashtag kullanımı ciddi anlamda önemli. Kendinize özel belirlediğiniz bir kaç hashtag altında içeriklerinizi toplayabilir ve herkes için bulunması kolay hale getirebilirsiniz. CHP&#8217;nin 1 Kasım seçim kampanyasında kısmen düştüğü hataya düşmemekte fayda var. &#8220;Önce Türkiye&#8221; gibi içeriklerini hashtagli olarak paylaşırken en eğlenceli paylaşımlarından olan &#8220;Türkiye Gerçekleri&#8221; içeriklerinde hashtag kullanmadı.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak Facebook&#8217;ta etkileşim için reklama, Twitter&#8217;da ise zekaya ihtiyacınız var. Her içeriğe reklam verilemeyeceği için o içeriğe özel olarak çalışılması gerekiyor. Twitter&#8217;da insanlar sizden izafiyet teorisini açıklamanızı beklemiyor. Hayatlarında yer alan anlara göndermeler yaptığınız ve inceden dokundurduğunuz, hafif iğneleyici metinler Twitter metinleri olarak karşımıza çıkıyor. Markanızın buna uygun olmadığını düşünüyorsanız haklı olabilirsiniz. Her marka/ürün her mecraya uygun değildir. Ama her marka/ürün Facebook&#8217;a uygundur. Çünkü orası Facebook.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13060 size-full" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/imaj-mi-satis-mi-jpg.webp" alt="imaj mı satış mı?" width="1200" height="800" title="Sosyal Medya Pazarlaması 5" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/imaj-mi-satis-mi-jpg.webp 1200w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/imaj-mi-satis-mi-300x200.webp 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/imaj-mi-satis-mi-768x512.webp 768w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/imaj-mi-satis-mi-900x600.webp 900w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<h2>İmaj mı Satış mı?</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yazı dizisinin bu bölümünde sosyal medya üzerinden sürdürülen iletişimin sonucunda oluşacak olan, markanın geri dönüş beklentisi ya da ROI&#8217;ın hangi kriterlere göre belirlenmesi gerektiğinden bahsedeceğim.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sosyal medyada hesabı olmayan markaların tüketici ile iletişime geçtiği yerler çoğunlukla kendi kontrolleri dışında olan mecralardan ibarettir. Ürün/hizmet markaları arasında bütçesi olanlar geleneksel medyada reklam çıkarken bütçesi olmayan ya da kalmayanlar ise, ya dijital alanda yaptıkları çalışmalarla ya da market raflarında kendilerine verilen yerde veya satın alanların kullanırken ya da kullandıktan sonra kendi çevrelerinde oluşturdukları genel kanı aracılığı aracılığı ile potansiyel müşterilerine ilk teması sağlamaktalar. Satın alma sonrasındaki deneyim sonucunda oluşan WOM etkisi tamamen kontrol dışında fakat sosyal medya, üretilen içerik ile birlikte verilmek istenen mesaj ve imajın tamamen marka kontrolünde olduğu bir alan. Markaya uygun olarak belirlenen mecralar üzerinden yapılacak iletişim çalışmalarının amacına ilk yazımda değinmiştim. Amaç sıfırdan bir iletişim kurmak değil, iletişimi sürdürmek olmalıydı. Peki bu iletişimin sonucunda beklenti ne yönde olmalı? Direkt olarak satış beklentisine mi girilmeli yoksa uzun vadeli bir stratejik bir bakış açısı ile mi yönetilmeli?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuda güzel bir metafor kullanmak istiyorum. Ailece bir pikniğe veya kampa gittiniz ve ateş yakılacak. Bu ateşin uzun süre sizi ısıtmasını ve ışık yaymasını istersiniz. Peki bu ateşi saman yakarak mı istediğiniz kıvamda kalmasını sağlarsınız yoksa odun yakarak mı? Cevabı çok açık bir şekilde odun yakmaktır. Saman alevi anında kısa sürede yanar ve etrafı ısıtmadan söner gider. Fakat odun ateşi etrafını çok daha uzun süre boyunca ısıtır. Satış odaklı hamleler ile stratejik ve uzun vadeli bakış açısı ile alınan pozisyonlar arasındaki fark tam olarak bu şekilde açıklanabilir. Eğer şirketinizde sürdürülebilirliğe önem veriyorsanız üretim ve yönetim süreçleriniz ile birlikte <a href="https://pazarlamailetisimi.com/strateji-nedir-nasil-belirlenir-marka-ve-pazarlama-stratejisi-ayrimi/">pazarlama stratejinizinde</a> sürdürülebilir olması gerekiyor. Kısa vadede yüksek satış getirecek hamlelerin sınırlı sayıda yapılması ve markanızı sıcak tutacak o ateşi ara ara harlayacak, canlandıracak şekilde planlanması lazım.</p>
<p style="text-align: justify;">Çoğu konuda gri tonlarda düşünürüm. Keskin çizgilerin faydadan çok zarar getireceği kanaatim sosyal medya konusunda da aynı. Markanızın hesabını bir e-ticaret sitesi gibi yönetemezsiniz fakat bu sayfalar herhangi bir içerik sayfası olarak da görülemez. Her iki seçenekte hem sayfanızı takip edenler için hem de sizin için fazlasıyla saçma olacaktır. Sayfanızı takip edenler sizin markanıza ilgi duyduğu için takip ediyor. Bu kitleyle alelade, herhangi bir sayfada görebilecekleri içerikler üzerinden iletişim kurmak, en az onları hazır müşteri olarak görüp &#8220;Satın al&#8221; butonunu gözlerine sokmak kadar mantıksız olur. Sosyal medyada insanlardan bir şeyler isteyebilmeniz için önce bir şeyler vermeniz gerekiyor. Sadece sitenizden linkler paylaşarak veya sadece içerik paylaşarak kullanıcılar ile aranızda karşılıklı olarak sağlıklı bir iletişim kuramazsınız. Bu süreci eski moda takas yöntemiyle yapılan bir alışveriş gibi görmeniz her iki taraf için en doğru seçim olacaktır. Marka olarak yapmanız gereken şey karşı taraftan biraz daha cömert davranmak ve ilk adımı atmak olacaktır.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13062 size-full" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/entegre-kampanya-jpg.webp" alt="entegre kampanya" width="1200" height="800" title="Sosyal Medya Pazarlaması 6" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/entegre-kampanya-jpg.webp 1200w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/entegre-kampanya-300x200.webp 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/entegre-kampanya-768x512.webp 768w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2023/04/entegre-kampanya-900x600.webp 900w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">Entegre Kampanya</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yazı dizimizin bu bölümünde &#8220;Sosyal medya üzerindeki iletişiminizi 360 derece kampanyanıza entegre ederken nasıl düşünmelisiniz?&#8221; sorusuna cevap arayacağız. </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sosyal medya&#8217;da markaların ne yapmaları, ne yapmamaları, nasıl yapmaları, ne zaman yapmaları&#8230; Bunlar hakkında birçok bilgiye ya da görüşe birçok farklı kanal ve mecra aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Bu yazı dizisinin bir farkı olaması gerekiyordu. Sosyal medya üzerinden iletişim kurmaya çalıştığınız insanlarla daha önceden &#8220;tanışıklığınızın&#8221; olması gerektiğinden bahsettim. Kullanıcı deneyimini bölmeden o deneyimin bir parçası olmanız gerektiğini ama yalnızca sizi kendi deneyimine kabul eden kullanıcılar için geçerli olduğunu ve bu yüzden tarafınızı belli etmeniz gerektiğinden bahsettim. İçerik sayılarının ne kadar olması gerektiğinden bahsettim. Sayfalarınızı herhangi bir içerik sayfasıymışcasına yönetemeyeceğiniz gibi markanızın alışveriş sitesi gibide yönetemeyecenizden bahsettim. Peki bu sınırlar içerisinde iken sosyal medya hesaplarınızı kampanyalarınıza nasıl entegre edebilirsiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle bu konuda hedef kitlenizden çok, sayfanızda halihazırda sizinle etkileşime geçmeye hazır kitlenizi iyi tanımanız lazım. <strong><em>Hazır kitle&gt;Hedef kitle</em></strong> Eğer onlara istediklerini verirseniz onlar size yeni insanlar getireceklerdir. Sosyal medya üzerinden düzenlenen yarışmalar artık çok sıradanlaştı. Ama farklı bir konsept bulup kampanyanıza ve kendinize uyumlu bir şekilde yarışma/çekiliş yapabilecekseniz hiç durmayın derim. Ve sonrasında sizi kopyalayanlara hazır olun. Eğer markanıza &#8220;Hava atmak, burnu havada bir cool duruş&#8221; yakışıyorsa ek olarak taklitler aslını yüceltir mesajlı bir içerik de hazırlamanızda fayda var.</p>
<p style="text-align: justify;">Benim asıl gelmek istediğim nokta ise markalar arası atışmalar. Bu atışmalar dikkat çekiyor ve yeterince zeki ise eğlendiriyor. Kampanyanızın sosyal medya ayağında rakiplerinize biraz diş göstermeniz ilgiyi sizin üzerinize toplayacaktır. Pazarlamada bazen ürün yerine kategoriyi ön plana çıkartmak daha akıllıca oluyor. Tabi bu genellikle piyasaya o kategoriyi tanıtan marka sizseniz. Ama bazen pastadaki diliminizden çok, dilimi kestiğiniz pastayı büyütmekte doğru hamle olabiliyor. Sizin rakibinizle olan atışmanız ilgiyi sizin üstünüze çekecektir ve hem rakibiniz hem de siz bundan yararlanacaksınız. Ekstrem durumlar dışında pazar payı sıralaması ile orantılı olarak bu fayda dağılımı gerçekleşiyor. Sosyal medya üzerinde rakiplerinize azcık laf atmaktan size zarar gelmez. Danışıklı dövüş olduğu bilinse de insanlar etkilenecektir. Çünkü orda asıl mesele aradaki rekabetin kullanıcıya hissettirilmesi ve kullanıcının bu rekabetin kendisi için olduğunu bilmesinde. Herkes kendisi için çabalanmasını ve emek verilmesini ister. Sizin yaptığınız da tam olarak bu. İnsanlara, onlara değer verdiğinizi hissettirmek. Kampanya süresince rakiplerinizin birkaç gönderisine birer cevap hazırlamanız gayet akıllıca olur. Bu konuda diğer markalarla iletişim kurmak mantıklı seçim olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">TV reklamlarınızın uzun versiyonlarını paylaşarak ya da yarışma düzenleyerek sosyal medyayı kampanyanıza entegre etmeyi düşünüyorsanız o sadece &#8220;Bizim böyle bir kampanyamız var. Bak!&#8221; demekten öteye gitmiyor. Zaten TV&#8217;de yaptığınız bu ve sosyal medyanın interaktif dinamiklerini kullanamadıkça elinizde entegre bir kampanya olmayacaktır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-pazarlamasi/">Sosyal Medya Pazarlaması</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-pazarlamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya İçeriklerinde Hangisi Tercih Edilmeli? GIF mi Video mu?</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-iceriklerinde-hangisi-tercih-edilmeli-gif-mi-video-mu/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-iceriklerinde-hangisi-tercih-edilmeli-gif-mi-video-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alperen Eyüpoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Dec 2017 11:34:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gif]]></category>
		<category><![CDATA[GIPHY]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya içerik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=9642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müthiş bir hızla artan gif paylaşımları Giphy gibi mecraların yatırım almaya başlamalarını ve sayılarının artışını beraberinde getirdi. Markalar da insanların gif formatındaki görsellere gösterdiği ilgiye paralel olarak buraya odaklanıyor. Peki...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-iceriklerinde-hangisi-tercih-edilmeli-gif-mi-video-mu/">Sosyal Medya İçeriklerinde Hangisi Tercih Edilmeli? GIF mi Video mu?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Müthiş bir hızla artan gif paylaşımları Giphy gibi mecraların yatırım almaya başlamalarını ve sayılarının artışını beraberinde getirdi. Markalar da insanların gif formatındaki görsellere gösterdiği ilgiye paralel olarak buraya odaklanıyor. Peki gif paylaşmak gerçekten verimli bir yöntem mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuyu markaların sosyal medya iletişim tercihlerinde üst sıralarda yer alan mecralara tek tek odaklanarak ele alalım. Söz konusu mecralar başlıca Facebook ve Twitter olarak karşımıza çıkıyor. Instagram&#8217;da gif paylaşmak mümkün olmadığı için gif/video farkını ortaya koyamıyoruz ve burada üzerinde durmayacağız.</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle bir sorunun cevabını verelim. Markaların bu gif sevdası nereden geliyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii ki kullanıcılardan yani tüketicilerinden. WhatsApp bile taleplere karşılık verdi ve gif formatındaki görsellerin konuşmalar içinde paylaşılmasına olanak tanıdı. Çizgi filmlerden, dizi ve sinema filmlerinden bazı bölümleri alıp o anki duygunuzu hızlıca ve güçlü bir şekilde arkadaşınızla paylaşmak çok eğlenceli bir yol. Bu sahneler de çoğu kişinin belleğinde yer eden, bir referansı olan ve anlam taşıyan görüntüler oluyor. Dizi-film sahnelerinin olduğu gifler düşük boyutta, kalitesiz ve piksel piksel görünür. Hızlı paylaşım için boyutlar düşürüldüğü için görüntü kalitesi de oldukça düşük kalıyor. Bir marka için bu görüntü kalitesi kabul edilebilir bir durum değil. Ürün ve/veya logo görünümü bozulacak ve kullanıcı için hoş bir deneyim olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Film sahnelerinin paylaşılabilmesinin ve bu görsel kalitenin arka planda kalmasını  sebebi sahnenin içeriği anlamdır. Markaların ürettiği içeriklerde bu anlamları oluşturmak son derece zor. Ve günümüzde de kimse marka içeriklerini çok özel bir anlamı ve mesajı olmadıkça paylaşmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi de mecralar özelinde gif formatındaki görsellerin durumuna bakalım.</p>
<p style="text-align: justify;">Facebook direkt gif paylaşımını desteklemiyor. Kısa bir süre öncesine kadar sadece Giphy, Tumblr gibi mecralardan alınan dış linkler aracılığı ile paylaşılabilirken artık gif dosyasını paylaşım öncesinde videoya çevirerek dolaylı yoldan desteklemeye başladı. Ama bazı markalar halen video yerine dış link üzerinden gif paylaşımı yapmakta ısrar ediyor. Fakat bu paylaşımlarda ve özellikle reklam desteği verilen içeriklerde yer alan giflerin erişiminin yüksek olması ve bununla doğru orantılı olarak gif gösteriminin de artışı sonucunda oluşan trafiğin servera ek yük çıkarması nedeniyle giflerin Facebook üzerinde oynaması kaynak site tarafından engellenebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Facebook üzerinden yapılan gif paylaşımlarının bir sorunu da data. Gifin kaç kişi tarafından oynatıldığını, ne kadar süre izlendiğini, hangi saniyede izlenmenin düştüğü gibi içerikle ilgili önemli olabilecek insightları göremiyorsunuz. Çünkü bu data tutulmuyor, tutulamıyor. Video paylaşımlarında ise videonun kaç saniye izlendiği, tamamlanma yüzdesi gibi verileri alıp analiz edebiliyorsunuz. Kaç kişinin izlediği ve hangi kısımlarda çıktığını görüp buradan çıkan insight ile gelecek dönemdeki içeriklerinize yön verebilir ve takipçi kitlenizi daha yakından tanıyabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Twitter&#8217;da ise direkt gif paylaşımı yapılabiliyor. Ama burada da aynı data sorunu var. Gif formatındaki hareketli görselleri statik görsel olarak değerlendiriyor ve sadece medya tıklaması verisini veriyor. Videoda ise toplam görüntülenme, tamamlanma yüzdesi, ortalama izlenme süresi gibi verileri verebiliyor. Facebook&#8217;taki gibi detaylı data paylaşamasa da yine elinizde gif alternatifinden daha fazla veri bulunuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Markaların ve ajansların içerik stratejilerinde hareketli içeriklerin olması artık bir zorunluluk. Kullanıcının hemen dikkatini çeken, kısa süreli ve mesajını hızlı ve net veren, diğer içerikler arasında farklılaşan ve &#8220;<span class="s1">thumb stop&#8221; etkisine sahip olan içeriklere yatırım yapılmalı. Bu içerikler üretilirken de, analizi yapılırken de elinizde yeterince veri olmalı.</span></p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak <strong>Video &gt; Gif</strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-iceriklerinde-hangisi-tercih-edilmeli-gif-mi-video-mu/">Sosyal Medya İçeriklerinde Hangisi Tercih Edilmeli? GIF mi Video mu?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-iceriklerinde-hangisi-tercih-edilmeli-gif-mi-video-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Povie GoPro&#8217;ya Göz Kırpıyor</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/povie-goproya-goz-kirpiyor/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/povie-goproya-goz-kirpiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elif Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2016 08:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trendler]]></category>
		<category><![CDATA[başka bir şey]]></category>
		<category><![CDATA[boyundan kayıt al]]></category>
		<category><![CDATA[Edelkrone]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[GoPro]]></category>
		<category><![CDATA[Point-of-view]]></category>
		<category><![CDATA[Povie]]></category>
		<category><![CDATA[povie boyunluk]]></category>
		<category><![CDATA[povie cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[povie gopro]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=6295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara’da faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olan Edelkrone, Povie isimli yeni aparatını satışa çıkardı. Boyuna takılan cep telefonu tutucu Povie sayesinde kullanıcı kendi bakış açısından (Point-of-view) hatıralarını ölümsüzleştirebilecek. Her an,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/povie-goproya-goz-kirpiyor/">Povie GoPro&#8217;ya Göz Kırpıyor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom: 10.1pt; text-align: justify; background: white;"><strong><span style="font-size: 11.0pt; color: black;">Ankara’da faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olan Edelkrone, Povie isimli yeni aparatını satışa çıkardı. Boyuna takılan cep telefonu tutucu Povie sayesinde kullanıcı kendi bakış açısından (Point-of-view) hatıralarını ölümsüzleştirebilecek.</span></strong></p>
<p style="margin-bottom: 10.1pt; text-align: justify; background: white;">Her an, her dakika telefona bakma ihtiyacı duyuyoruz. Yaptığımız aktiviteleri anlık olarak sosyal medya mecralarında paylaşıyoruz. Giyilebilir cep telefonu tutucusu Povie sayesinde video kaydetmek çok daha kolay olacak.</p>
<p><center><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/UezjnqpvMtQ?rel=0&amp;controls=0&amp;showinfo=0" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></center></p>
<p style="margin-bottom: 10.1pt; text-align: justify; background: white;"><span style="font-size: 11.0pt; color: black;">Povie tanıtım videosunu ilk izlediğimde aklıma GoPro geldi. GoPro’yu kafamıza, kaskımıza, omzumuza takmak için bir aparat gerekiyor. Povie ise bir aparata ihtiyaç duymadan bir anda hayatımıza girip her anımızı bizim gözümüzden kaydedebiliyor. En mutlu anlarımızda anın tadını çıkarmak yerine video çekiyoruz. Povie ile telefonu elinize almanıza gerek yok, telefonu boynunuza takın ve anın tadını çıkarın.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10.1pt; text-align: justify; background: white;"><span style="font-size: 11.0pt; color: black;">Sağlık Bakanlığı yıllar önce bir kamu spotunu Point-of-view tarzıyla çekmişti. Povie ile tüm hayatımızı bu açıdan kaydedebiliriz.</span></p>
<p><center><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/a4qjQy74WtQ?rel=0&amp;controls=0&amp;showinfo=0" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></center></p>
<p style="margin-bottom: 10.1pt; text-align: justify; background: white;"><span style="font-size: 11.0pt; color: black;">Boyuna takılan bu aparat 66 gr ağırlığında, 236 gr taşıma kapasitesine sahiptir. iPhone 6s’in 143 gram olduğunu düşünürsek, bu aparak iPhone 6s’in ağırlığının yarısı kadar boynunuza yük bindirirken, iPhone 6s’in 2 katı kadar yük taşıyabiliyor. Ürünü satın aldığınızda yanında yapışkanlı bir metal plakanın da sahibi oluyorsunuz. Böylece tüm telefonlarınız ile bu harika boyunluğu kullanabileceksiniz.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10.1pt; text-align: justify; background: white;"><span style="font-size: 11.0pt; color: black;">Edelkrone tarafından geliştirilen Povie, yüksek çözünürlükte çekim yapan, yaklaşık kibrit kutusu büyüklüğünde olan GoPro’nun en büyük rakibi olacak gibi görünüyor.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10.1pt; text-align: justify; background: white;">Povie&#8217;nin nasıl geliştirildiğini merak ediyorsanız Başka Bir Şey kanalındaki bu videoyu izleyebilirsiniz;</p>
<div class="media-wrapper"><iframe loading="lazy" title="Başka Bir Şey S1E9" width="1250" height="703" src="https://www.youtube.com/embed/UGVdK-mOVx0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/povie-goproya-goz-kirpiyor/">Povie GoPro&#8217;ya Göz Kırpıyor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/povie-goproya-goz-kirpiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya İçin Hazırlanacak Anayasa ile Sanal Ortamda Denetim Mekanizması Genişleyecek</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-icin-hazirlanacak-anayasa-ile-sanal-ortamda-denetim-mekanizmasi-genisleyecek/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-icin-hazirlanacak-anayasa-ile-sanal-ortamda-denetim-mekanizmasi-genisleyecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Mert Özyıldırım]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Feb 2016 11:53:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Binali Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[internet etik]]></category>
		<category><![CDATA[internet özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[internet sansür]]></category>
		<category><![CDATA[internet yasası]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sansürlü sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sİber Suçlar ile Mücadele Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Anayasa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://pazarlamailetisimi.com/?p=5569</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanal ortamda kullanıcıların hareket alanı hakkında geçtiğimiz yıllarda oluşan tartışmalar her an farklı boyutlara ulaşıyor.  İnternet geçmişten günümüze uçsuz bucaksız bir enformasyon denizi olarak görülürken, hükümetler sınırları belirlenmemiş sanal ağlara...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-icin-hazirlanacak-anayasa-ile-sanal-ortamda-denetim-mekanizmasi-genisleyecek/">Sosyal Medya İçin Hazırlanacak Anayasa ile Sanal Ortamda Denetim Mekanizması Genişleyecek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Sanal ortamda kullanıcıların hareket alanı hakkında geçtiğimiz yıllarda oluşan tartışmalar her an farklı boyutlara ulaşıyor.  İnternet geçmişten günümüze uçsuz bucaksız bir enformasyon denizi olarak görülürken, hükümetler sınırları belirlenmemiş sanal ağlara karşı vatandaşlarını korumak için birçok dev proje geliştirdi. İnternet kullanımının etik anlayışı üzerine geliştirilen akademik kuramlar veya teoriler geniş kullanım alanı gerekçesiyle sunulan farklı düşüncelerle çatışmaya devam ediyor. Ülkemizde ise sanal ortamda etik ve özgürlükçü kullanım tartışmaları sıcaklığını kaybetmiyor.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yönetimler elektronik ağda yer edinen kullanıcıların hareket alanlarını belli çerçevelerce kısıtlasa da gelişen teknoloji ile kullanıcılar kendilerine özgü ortamlarını oluşturmaya devam edebiliyor. Bu durumun önüne geçilmesinden ziyade yönetimler, kullanıcıların oluşturmasını istediği sanal oto-kontrol mekanizması için senelerdir çalışmalarını sürdürmektedir. Ülkemizde uzun süredir korumacı hizmet veren Siber Suçlarla Mücadele Komisyonu ise terör faaliyetleri, kişisel verilerin istismarı, dolandırıcılık vb. tehlikelerin karşısında büyük bir kalkan oluşturuyor. İnternet kullanıcıları arasında elektronik ağ üzerinde bu hükümet oluşumunun büyük bir koruma kalkanı oluşturması güven verirken, kişilerin mahremiyet haklarını koruması adına daha geniş yelpazede düşünülmesi ve çalışmaların arttırılması konusunda hemfikir bir kitlesel duruş sergileniyor. Ancak geçtiğimiz yıllarda ülkemizdeki sanal ortam tartışmalarının elektronik ağ üzerinde fazla otoriter bir anlayışın üzerine gerçekleşmesi yönetimler tarafından oluşturulan internet yasalarına karşı akıllarda soru işareti oluşturuyor. Dünyada sanal ağda özgürlükçü anlayış, internet etiği üzerine henüz teorilerin havada kalması nedeniyle ABD ve diğer Avrupa ülkelerinde, ülkemizdekine benzer tartışmalar henüz bir şekle bürünmüş değil. Oluşan belirsizlikler dünya üzerinde yetkisiz erişim ve sabotaj, entellektüel mülkiyet hakkı ihlallerine karşı oluşturulan mücadeleler giderek siyasi oluşumların kendi fikirleri çerçevesinde kullanıcıların erişim hakkı üzerinde baskı oluşturabiliyor. Tüm bu tartışmalar sürerken Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım kullanımı gittikçe yaygınlaşan sosyal medya hakkında geçtiğimiz günlerde değerlendirmelerde bulundu. Türkiye&#8217;nin, Avrupa Komisyonu Siber Suçlar Komisyonuna taraf olduğunu belirten Yıldırım, &#8220;Komisyon, siber ortam için yakında bir metin hazırlayacak ve herkes bu metne uyacak. Ayrı ayrı kanunlar olmayacak. Bu metin sosyal medyanın, internetin, siber suçların, siber ortamın anayasası olacak&#8221; diyerek Türkiye’nin ilk sosyal medya anayasasının oluşturulacağı yönünde demeç verdi. Yıldırım, yaygın sosyal medya kullanımı hakkında düşüncelerini ve bu alanda yapılan yatırımlar ile Türkiye’nin Avrupa’nın ilk 10 ülkesi arasında olduğunu belirtti. Yıldırım, sosyal medya kullanımının yaygınlığı ile Türkiye’nin Avrupa’nın ilk 5 ülkesi arasında olduğunu belirtirken aynı zamanda bazı sorunların da yaygınlaşan kullanım ile birlikte geldiğini savundu. Yıldırım sözlerine şöyle devam etti;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Biz diyoruz ki &#8216;sosyal medya sorunsuz medya değildir&#8217;, gerçek hayatta ne suçsa, sanal dünyada da aynı şeyler suçtur. Vatandaşlarımızın bunu bilmesi lazım. Kimse, &#8216;ben yazarım bir şey, çekilirim kenara&#8217; demesin. O tuşa elinizi attığınız zaman, kaybolmuyor, iz bırakıyor. Önünde sonunda o gelir sizi bulur. O yüzden dikkatli olacağız, kimsenin hakkına, hukukuna tecavüz etmeden, suç teşkil edecek paylaşımlar yapmadan, sosyal medyayı olabildiğince geniş kullanalım ama başkalarına zarar vermeyelim.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Uluslararası alanda sosyal medya veya internet üzerinden işlenen suçlara yönelik herkesi bağlayan hukuki bir metin olmadığını dile getiren Yıldırım, her ülkenin kendine özgü uygulamaları olduğunu ve kimi ülkelerin interneti toptan yasakladığını, kimi ülkelerin ise yasalarını güncelleyerek iletişim özgürlüğüne zarar vermeden tedbir aldığından bahsetti. Sosyal medya için farklı ülkelerin farklı düşüncelerinin olduğunu ve uluslararası platformda ortak bir zeminde buluşulmasının gerekliliğini vurgulayan Yıldırım, hazırlanacak metin ile herkesin uyumluluk göstereceği yazılı kanunlara dayanarak hareket edilmesinin yararlarından söz etti. Bu konuda diğer taraf ülkelerle mutabakat sağlanamadığını ancak çalışmaların sürdüğünü belirten Yıldırım, ülkelerin suç anlayışlarının farklı olmasından dolayı konu hakkında çok sesliliğin oluşacağına da değindi. Konu hakkında oluşturulması istenilen sınırların nasıl ve hangi yolla çizileceği konusunda büyük bir belirsizlik hâkim iken, bilişim ortamında fikir beyan edebilme ve kişisel erişim hakkı konularındaki büyük hassasiyetin zedelenip zedelenmeyeceği yönündeki soru işaretleri şimdiden oluşmuş durumda. İlerleyen zamanlarda oluşturulacak çalışmaların kullanıcıları nasıl bir sosyal medya kullanımı alışkanlığı kazandıracağı ise yeni tartışmalara yol açabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-icin-hazirlanacak-anayasa-ile-sanal-ortamda-denetim-mekanizmasi-genisleyecek/">Sosyal Medya İçin Hazırlanacak Anayasa ile Sanal Ortamda Denetim Mekanizması Genişleyecek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/sosyal-medya-icin-hazirlanacak-anayasa-ile-sanal-ortamda-denetim-mekanizmasi-genisleyecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Google+ Neden Kendini Yeniledi?</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/google-neden-kendini-yeniledi/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/google-neden-kendini-yeniledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağrı Çiftçi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2015 07:00:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[google plus]]></category>
		<category><![CDATA[google plus nedir]]></category>
		<category><![CDATA[google plus seo]]></category>
		<category><![CDATA[google plus yenilendi]]></category>
		<category><![CDATA[google seo]]></category>
		<category><![CDATA[google sosyal ağ]]></category>
		<category><![CDATA[google+ nedir]]></category>
		<category><![CDATA[google+ sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[google+ yenilendi]]></category>
		<category><![CDATA[google+ yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya seo]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya ve seo]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medyada google+]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://pazarlamailetisimi.com/?p=3495</guid>

					<description><![CDATA[<p>Google&#8217;ın bu zamana kadar, istenilen başarıyı elde edememiş sınırlı girişimlerinden biri olan Google+ kendini yenilediğini duyurdu. Yeni tasarımla birlikte sosyal ağın daha minimal ve kullanışlı bir görünüme kavuştuğunu söyleyebiliriz. Google+,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/google-neden-kendini-yeniledi/">Google+ Neden Kendini Yeniledi?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Google&#8217;ın bu zamana kadar, istenilen başarıyı elde edememiş sınırlı girişimlerinden biri olan Google+ kendini yenilediğini duyurdu. Yeni tasarımla birlikte sosyal ağın daha minimal ve kullanışlı bir görünüme kavuştuğunu söyleyebiliriz.<br />
</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Google+, beş ay önce kullanıma açılan Communities ve Collections işlevlerinin oldukça hızlı bir şekilde büyüdüğünü belirtirken günde 1,2 milyon yeni kullanıcının bu işlevlere dahil olduğunu açıkladı. Google+ tasarımsal değişiklerin yanında web, Android ve iOS deneyimlerini iyileştiren optimizasyonlarda içeriyor. Esas olarak pek çok kullanıcının aklına takılan temel sorun ise, yeterince ilgi görmeyen ve kullanıcılara dokunamamış bir uygulamanın neden yatırım alarak kendini güncellediği ve yeni hizmetler sunduğu.  Bu noktada sorunun cevabı aslında çok basit; Google, sosyal ağlar arasındaki rekabetini agresifleştirmek adına böyle bir adım atıyor. Arama motorundaki gücünü de kullanarak Google+&#8217;ın kalite ve popülerliğini arttırmaya çalışması ise tüm bunların doğal bir sonucu. Google&#8217;ın, SEO çalışmalarında bile, diğer pek çok SEO kriterine göre daha fazla önem verdiği Google+ paylaşımları ve +1&#8217;ler bu projenin Google için ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Sosyal medya mecraları arasındaki rekabetin daha agresif bir hal alacağını gösteren tüm bu adımlara karşı markalar, sosyal medya iletişiminde ve SEO çalışmalarında Google+&#8217;a daha fazla önem vermeye başlamalıdır. İlk aşamada sosyal ağ üzerinde yeterince kullanıcı etkileşimi sağlamasa da, Google arama sonuçlarında önemli artılar sağlayacağı kesin.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni Google+ tasarımı için aşağıya göz atabilirsiniz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="" src="http://4.bp.blogspot.com/-1gaWI5avIxA/VkuUbwvAuoI/AAAAAAAARak/CBHevlSOjOU/s1600/Dragon%2BFinal%2BAnimation.gif" alt="Google+ Neden Kendini Yeniledi?" width="1600" height="855" title="Google+ Neden Kendini Yeniledi? 8"></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/google-neden-kendini-yeniledi/">Google+ Neden Kendini Yeniledi?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/google-neden-kendini-yeniledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kasım Ayının Beklenen Organizasyonu: Brand Week İstanbul</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/kasim-ayinin-beklenen-organizasyonu-brand-week-istanbul/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/kasim-ayinin-beklenen-organizasyonu-brand-week-istanbul/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hesna Kesin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2015 08:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektör Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[brand week istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://pazarlamailetisimi.com/?p=1747</guid>

					<description><![CDATA[<p>16-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan Brand Week İstanbul, sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanıyor ama… Herkesin katılımcı olarak yer almak istediği büyük organizasyon yaklaşırken sosyal medyayı da unutmuş değil....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/kasim-ayinin-beklenen-organizasyonu-brand-week-istanbul/">Kasım Ayının Beklenen Organizasyonu: Brand Week İstanbul</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>16-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan Brand Week İstanbul, sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanıyor ama…</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Herkesin katılımcı olarak yer almak istediği büyük organizasyon yaklaşırken sosyal medyayı da unutmuş değil. Facebook, Twitter ve Instagram sayfalarını güncel olarak kullanıyor. Fakat Facebook sayfasında gözden kaçırdığı bir nokta var. Zaman Tünelinde güncel paylaşımlar yapmasına rağmen Brand Week İstanbul/ Sayfa Açıklamaları kısmında kendini güncellemeyi unutmuş gibi görünüyor. Umarım kısa sürede fark ederler. Ayrıca Organizasyona dair biraz bilgi verecek olursak; Etkinlik pazarlama, iletişim, reklam, teknoloji, marka ve düşünce liderlerinin de aralarında bulunduğu dikkat çeken birçok ismi bu sene de bir araya getiriyor. Konferans, Workshop, Networking aktivitelerinin de içinde bulunduğu 9 farklı alanda, katılımcılara yeni bilgi ve tecrübe kazanmalarını sağlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-1805 aligncenter" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2015/10/brand-week-hata-300x202.jpg" alt="brand-week-hata" width="300" height="202" title="Kasım Ayının Beklenen Organizasyonu: Brand Week İstanbul 10" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2015/10/brand-week-hata-300x202.jpg 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2015/10/brand-week-hata.jpg 435w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Brand Week İstanbul’un amacı “İstanbul’u yaratıcılık üssü” olarak konumlandırmak. Organizasyonda, sahiplerine kavuşacak olan Lovemarks Ödülleri ile açılış ve kapanışlarda gerçekleşen Marka İkonları Yürüyüşü göze çarpan diğer önemli noktalar arasında yer alıyor.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/kasim-ayinin-beklenen-organizasyonu-brand-week-istanbul/">Kasım Ayının Beklenen Organizasyonu: Brand Week İstanbul</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/kasim-ayinin-beklenen-organizasyonu-brand-week-istanbul/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
