Online Alışveriş Kültürümüz Ne Durumda? - Pazarlama İletişimi Profesyonelleri
Araştırmalar

Online Alışveriş Kültürümüz Ne Durumda?

İçinde bulunduğumuz zamandan çok farklı şekillerde bahsediyoruz; “dijital çağ”, “İnternet çağı”, “bilgi çağı” diyoruz.  Bu üç kavramı tek elde toplayarak, istediğimiz veriye, istediğimiz yerde ve koşulda ulaşabilme imkânına sahibiz. Son yıllarda Türkiye’de data kullanımının ciddi şekilde artması ve beraberinde bu kullanımın hangi amaçlara hizmet ettiği araştırıldığında, online alışverişin büyük etkisi olduğunu görüyoruz.

Online alışveriş ilk başlarda belli bir kesime hitap ederken, günümüzde İnternet erişimine sahip olan birçok hane halkı ihtiyaçlarını online alışveriş sitelerinden karşılayabiliyor. Bunda internet kullanımın artmasının büyük bir etkisi var; ancak bireyler sadece internet erişimine sahip oldukları için değil, pek çok farklı sebepten dolayı online alışverişi seçiyor, bunlar;

  • İstenilen ürünün, online satış yapan siteler dışında bulmakta zorlanılması,
  • Online alışveriş sitelerinden satın alınan mal ve hizmetin, diğerlerine nispeten daha az maliyetli olması.
  • Promosyon ve indirimlere sıkça yer verilmesi.
  • Değişen sosyal şartlarla beraber, alışverişe zaman ayrılamaması.
  • Değişim, iade, garanti gibi satış sonrası hizmetlerin verilmesi. gibi etkenler, online alışverişin artmasına sebep olmuştur.

Türkiye’de 2015 verilerine göre, her beş kişiden biri İnternet üzerinden alışveriş yapıyor. Yine Türkiye’de İnternet erişimi sağlayanların oranı %55,9. Yani İnternete erişim sağlayanların yarısından fazlası online alışveriş yapmıyor. İnternet erişimine sahip olunmasına karşın, online alışveriş yapmayanların büyük bir kısmı alınan ürünü fiziksel olarak göremediğinden, online alışveriş yapmadıklarını söylüyor. İşte tam bu noktada, Türk kültürünün yahut Türklerin satın alma davranışlarının sonucunu görebiliyoruz. Bir ürünü somut olarak görebilmek, o ürüne dokunabilmek, eksikliklerini anlayabilmek, Türk tüketicisini satın almada tatmin eden birincil faktördür. Durum böyle olunca, dokunmadıkları, birebir canlı olarak göremedikleri ürünleri satın almakta endişe yaşıyorlar. Zamanın etkin kullanımı, iade, değişim, promosyon, indirim gibi cezbedici koşullar bu endişe yüzünden arka planda kalıyor. Yine her ne kadar satın alınan mal ve hizmetin değişim, iade koşulları olsa bile, online siteler bir şekilde tüketici üzerinde bu güveni sağlayamıyor. Satın almış olduğu ürünü yine sanal yollarla, iade ve değişimini sağlamak isteyen tüketici bu gibi uğraşları göze almak yerine, online alışveriş yapmamayı tercih ediyor.

Online alışveriş sitelerinden satın alınan ürünün, sadece somut olarak görünebilmesi değil, bunun dışında ödeme seçeneği konusunda da güvensizlik yaşanması, online alışverişe karşı olumsuz tutumları arttırıyor. İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde gerek tüketici hatası gerekse siteden kaynaklanan hatalarla, kredi kartından fazla para çekilmesi, yaşanılan hatalı durumun düzeltilmemesi veya geç düzeltilmesi, kullanıcı bilgilerinin ele geçirilebilme endişesi bunlardan sadece birkaçı.

Türk halkı, herhangi bir ürün alırken, kıyasıya pazarlık yapmayı sever. Alıcı ve satıcının el ele vererek ürüne indirim yapmasıyla, ürünün gerçek piyasa fiyatı unutulur, ortak paydada birleşilir ve her iki tarafında memnuniyeti sağlandığı takdirde satış işlemi gerçekleşir. Durum böyle olunca, geleneklerine bağlı bir alıcı, İnternet üzerinden sabit fiyatla bir ürün satın alacağına, satıcı ile yüz yüze temas kurup, kıyasıya pazarlık yaparak ürününü satın alır. Geleneklerine bağlı bir tüketici – alıcı kendisini bu şekilde tatmin eder. Sıcakkanlı bir millet oluşumuzdan, alışverişte bile içtenlik bizler için kaçınılmazdır. Bunun yanında, ürün ya da hizmet satın alırken; ürünün garantisi dışında satın aldığımız kişinin de güvenirliliği, samimiyeti bizler için önemli. Bizler bir ürün satın aldığımızda garantisinden, kullanım koşullarından önce, bize ürünü satan kimdir? Daha önce buradan ürün aldığımda herhangi bir sıkıntı yaşadım mı? Ürünü satın aldığım işletmeci, müşterilerine nasıl davranıyor? Sorularına cevap bulmaya çalışırız. Bu soruların cevapları olumlu olduğu takdirde, sadece o satıcıdan ürünümüzü satın alırız; bu bağlamda satıcıya bağlılık, satıcı ile yüz yüze kurulan temas, satıcının güvenirliliği, içtenliği, bizleri İnternet üzerinden satıştan, geleneksel satış yöntemlerine iteliyor.

Birçok ticari işletme satın alma konusunda müşterilerine kolaylık sağlıyor. İşletmeler arası yaşanan rekabetle birlikte, tüketiciye sunulan cazip teklifler, tüketicinin satın alma davranışları üzerinde olumlu etkiler yaratıyor. İşletmelerin, “ Şimdi al üç ay sonra ödemeye başla”, “Kredi kartı yok, kefil yok, senet yok!” “ Beyaz eşya alana TV bizden”, “ Peşin fiyatına 12 ay taksit.” gibi yapmış olduğu kampanyalar, düşük ve orta gelirli tüketiciler için kaçınılmaz hale geliyor. İşletmelerin yapmış olduğu bu tür kampanyalar da tüketicileri İnternet üzerinden alışveriş yapmadan uzaklaştıran diğer bir nokta.

Türkiye’de kredi kartı kullananların sayısı oldukça fazla olmasına karşın, birçok tüketici kredi kartı maliyetlerine katlanmak istemiyor, bu yüzden kredi kartı kullanmadan yapılan alışveriş, tüketicinin bu maliyetten yoksun kalmasını sağlıyor. Her ne kadar son günlerde kredi kartı olmadan da alışveriş yapılabilen İnternet siteleri çıksa da, çoğu internet sitesi üzerinden kredi kartı ile alışveriş yapılıyor. Bu tür maliyetlere katlanılmak istenmemesi de, İnternet üzerinden alışveriş yapılmasını etkiliyor.

Mahalle esnaflarının Türk kültüründe önemli bir yere sahip olması, satıcı ile alıcı arasında samimi diyalogların oluşması, güvenirliliğin sağlanması, beraberinde; “Şimdi yok, sonra veririm.” anlayışını hâkim kılıyor. Alıcı, satın alacağı ürünü, bütçesinden dolayı ertelemek yerine; satıcı ile arasındaki güven karşılığında ücreti erteleyebiliyor. Bu da alıcının gereksinimlerini istediği zaman ve koşulda karşılayabilmesini sağlıyor. Alıcı ile satıcı arasındaki bu güvenirlilik duygusu, kredi kartı şifrenizin güvenirliliğinin de önüne geçiyor. Ancak, alışveriş konusunda, kültürel faktörler son yıllarda önemini kaybediyor. Online alışverişte birçok Avrupa ülkesinin gerisinde olmamıza karşın, İnternet üzerinden alışveriş yapan kişi sayısı geçmişe göre oldukça fazla. 2008 yılında İnternet üzerinden alışveriş yapan (16–74 yaş arası) bireylerin oranı %4,2 iken, bu oran günümüzde %20’ninde üstüne çıkmıştır. Bunda, geleneksel satış anlayışına bağlı kalan tüketicilerin yerini, dijital çağın Y jenerasyonun alması en başta gelen etken. Bunu dışında alışveriş kavramının dijitalleşmesi, hatta bazı mal ve hizmetlerin yalnızca İnternet üzerinden yapılması da bu artışın diğer bir nedeni.

Alıcı ile satıcı arasında güven duygusunun önemli bir yere sahip olması, Türklerin hangi İnternet sitelerinden alışveriş yapması gerektiğini de belirliyor. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de en çok alışveriş yapılan siteler, reklâmları yapılan alışveriş sitelerdir. Bu bağlamda reklâm, tüketiciler üzerinde güvenirlik duygusunu aşılamış, bu da İnternet üzerinden yapılan satışlarda artışa sebep olmuştur.

Görünen şu ki; Türkiye’de her ne kadar dijital çağa ayak uydurmaya çalışan bir jenerasyon söz konusu olsa bile, geleneksel satın alma davranışları gösteren büyük bir kitle var. Bu kitleyi online alışveriş yapmaktan uzaklaştıran, güvenirlilik, satıcıya sadık kalma, ürün ile doğrudan temas kurabilmek gibi Türk milletinin alışveriş kültürüyle birlikte süregelmiş davranışlar bütünü söz konusu. Kısacası, alışveriş kavramı ne kadar boyut değiştirirse değiştirsin, Türk milletinin tüketici davranışı, belli bir kitle için geleneksel boyutundan ödün vermiyor.

Araştırma kaynakları;
Türkiye İstatistik Kurumu'nun Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, 2015
http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=18660
http://www.tuik.gov.tr/basinOdasi/haberler/2015_69_20151217.pdf
Görsel kaynak;
http://www.brookevalentine.info/wp-content/uploads/2015/07/deprives-you-of-tangibility.jpg
Yorum Yap

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top
X