<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erhan Us &#8211; Pazarlama İletişimi Platformu</title>
	<atom:link href="https://pazarlamailetisimi.com/yazar/erhanus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://pazarlamailetisimi.com</link>
	<description>Pazarlama, Reklamcılık, İletişim ve Dijital Dünya!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Dec 2023 19:50:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2022/01/cropped-pazarlama-iletisimi-icon-32x32.jpeg</url>
	<title>Erhan Us &#8211; Pazarlama İletişimi Platformu</title>
	<link>https://pazarlamailetisimi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aptallaşmakla Meşgulüz</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/aptallasmakla-mesguluz/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/aptallasmakla-mesguluz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erhan Us]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2017 15:42:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İletişim Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Neden Okumuyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[Okumak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=9787</guid>

					<description><![CDATA[<p>Neden okumadığımız ve ilgilenmediğimiz konulu bir yazıyı uzun tutmak paradoks olurdu. Bu yüzden kısa kısa, ‘Üşengeçliğe Giriş 101’ tadında bir format denemek deneyeceğiz bu sefer, konu riskli. Toplumun okumama sebepleri...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/aptallasmakla-mesguluz/">Aptallaşmakla Meşgulüz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Neden okumadığımız ve ilgilenmediğimiz konulu bir yazıyı uzun tutmak paradoks olurdu. Bu yüzden kısa kısa, ‘Üşengeçliğe Giriş 101’ tadında bir format denemek deneyeceğiz bu sefer, konu riskli.</p>
<p style="text-align: justify;">Toplumun okumama sebepleri ile ilgili yazılıp çizilenlere şöyle bir baktığımda geneli; kitap fiyatların yüksek oluşu, zaman bulamamak, kendine bir şey katacağına inanmamak gibi başlıklardan oluşuyor ve yazarların çoğu bu maddelere cevap vererek ikna çabasına girmiş durumdalar. Zaten bu bir öncelik meselesi. Değer verdiğimiz şeyler için ne imkânsızlıkları aşıp fırsatlar yaratmıyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Ben biraz daha net bir açıklama yapacağım; okumuyoruz zirâ, aptallaşmakla meşgulüz. Bugün ne giymiş, töre dizisinde kim vurulmuş, kimin sesi güzel (sonraki döneme hatırlanmayacak bile), paravanı kaldırıp tâlibini bulmuş mu, hangi arabayı modifiye ediyorlar veya Çin’de pandalar nasıl çiftleşiyor başlıklarıyla aptallaşmakla meşgulüz. Bir cafeden diğerine geçip zaman öldürmekle [modern kahvehane kültürünün farkında olmadan parçası olarak], kültürel ilerleme adına bir adım bile atmamakla, sabahtan akşama onlarca selfie çekip hangisinde daha güzel çıktığımıza karar verememekle, kaç beğeni aldığımızı yarıştırmakla, tarihin ve gündemin farkında olmamakla, takip etmemekle ve haber gördüğümüzde “Amaan geç bunu içim karardı.” diyerek aptallaşmakla meşgulüz.</p>
<p style="text-align: justify;">Test ağırlıklı eğitim sistemi, çocukları hep sınavı/dersi geçmek için ihtiyacı kadarını almaya teşvik etti. Bugün bunun sonucu olarak yaptığı işte inisiyatif alamayan, artı değer ekleyemeyen bir jenerasyon görüyoruz sektörlerde can çekişen.</p>
<p style="text-align: justify;">İlköğretimden itibaren klasikler, kitap okumak..vs. hep görevleştirildi. Ancak konuyu anlamamız isteniyor gibi verilmedi bu görevler. Yani bilginin anahtar, hayatta karşılaştığımız her konunun da kilitli birer kapı olduğu büyük resmini göstermediler bize. Bir kitap bir görev, tamamlandı mı tamamlandı. Bir test bir görev, tamamlandı mı tamamlandı. Şimdi teknolojinin bizi hergün baştan çıkardığı bir dönemde, kitabı beyniniz bir proje olarak şekillendirdiğinde, uzunluk ve süreç can oldukça sıkıyor, dikkat dağılmasından söz etmeye zaten gerek yok. Youtube’da en çok izlenen videoların IQ seviyeleri hiç dikkatinizi çekti mi? Görsel sanatlar ve ürünler artık aklımızı başımızdan o kadar hızlı alıyor ki diğer her şey aptallaştırdığımız nesillere anlamsız geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Burada önemli olan bilgiye ulaşmak, girdiğiniz bütün yarışlarda bilginin sizi öne geçirdiğini kavrayabilmek. Kitap bir disiplin; ancak mutlaka bu formatta düşünmek büyük hata olur. Dergiler, haber uygulamaları, köşe yazıları, sesli kitaplar, ilgi alanlarınıza yönelik [dolu içeriklerden bahsediyoruz] tweet’ler, linkler.. aklınıza ne gelirse. Bilgi kanalları da elbette yıllar geçtikçe değişiyor, değişecek ve bu kesinlikle engellenemez.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanın zihinsel evrimsel süreci doğrultusunda zaten varlığının sebebi, bilgisini aktarmak ve bu şekilde daha yüksek amaçlara hizmet etmek. Bunu inkâr edercesine, bütün günlük rutinini bir kedinin ekosisteme yaptığı katkıdan daha aza indirgemek, beynin kapasitesine, insanın varlığına ve toplumsal gelişime ihanet etmekten farksız. Somut örneklerini elbette herkeste aynı görmek imkânsız; bilinç ve algı seviyelerimiz hepimizin bambaşka. Sonuçta basitten karmaşığa özetleyebileceğimiz ortak amaçlar; bilgi edinmek ve işini ciddiye almak diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Martin Luther King’in söylediği gibi:</p>
<p style="text-align: justify;">“Sizden sokakları süpürmeniz istenirse, sokakları Michelangelo’nun fırçayı kullandığı, Beethoven’in beste yaptığı ve Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. Sokakları öyle süpürün ki gökteki ve yerdeki her şey bir an durup ’Burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyor.’ desin.”</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/aptallasmakla-mesguluz/">Aptallaşmakla Meşgulüz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/aptallasmakla-mesguluz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taciz Marketing</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/taciz-marketing/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/taciz-marketing/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erhan Us]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2017 08:14:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen mesajlar]]></category>
		<category><![CDATA[izinsiz sms]]></category>
		<category><![CDATA[tacizkar markalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=9746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Reklamları görmeniz, onu tasarlayan ve uygulayanlar için asla yeterli değil. Algılamanız bekleniyor. Açıkhava reklamcılığında da böyle, dijitalde de, baskıda da. Masadaki gazeteyi gören insanları tiraj/görülme sayan şarlatanlardan bahsetmiyorum. Markayı yarattığımız...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/taciz-marketing/">Taciz Marketing</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Reklamları görmeniz, onu tasarlayan ve uygulayanlar için asla yeterli değil. Algılamanız bekleniyor. Açıkhava reklamcılığında da böyle, dijitalde de, baskıda da. Masadaki gazeteyi gören insanları tiraj/görülme sayan şarlatanlardan bahsetmiyorum. Markayı yarattığımız veya yönettiğimizde tanıtım/reklama maruz kalmanızı istiyoruz, tanıtılan ürün/hizmetin algı eşiğinizden kesin olarak geçmesini. Ürün ve hizmet için belirlenecek stratejiler büyük yeniliklerle ön plana çıkması gerekirken; “Patronun istediği bu işte, fazlasına karışmam.” denildiği, yarım yamalak işlerle projeler tamamlandığı için reklamları izlerken gözlerimiz kanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">En yaygın kullanımlardan biri de, maalesef SMS. Şu an okuduğunuz yazıyı yazarken de H****f Eğitim Kurumları’ndan bir mesaj: &#8220;YGS-LYS kursu için son fırsat.&#8221; Hayır madem bir veritabanı var elinde, insan bir sormaz mı kimleri içerdiğini, nereden geldiğini&#8230; Bu sınavlara girecek bir tanıdığı olmayan ve uzun süre de olmayacak ben, artık olsa da zaten oraya göndermem. 🙂</p>
<p style="text-align: justify;">Ailelerden, sevgililerden çok mesaj gönderen kurumlar. Sanatçı çıkaracak mekan, tırtıl gününe girmiş mağaza, indirimi gece 03.00’de haber veren butik, biniş kartını utanmasa bir de telgraf çekecek havayolu ve daha niceleri. Hatta hiç hayatınızda uğramadığınız kurumlara bile iletişim bilgileriniz paylaşılmış, satılmış olabiliyor. Genelini okumadan siliyoruz. Bu yüzden büyük/küçük harf ayrımı, mesaj uzunluğu, cümlenin/önermenin net olması gibi, üzerinde itinalı çalışma gerektiren önemli noktalar var. Mesaj sesinden hemen sonra ellerin telefona yaklaştığı o ana kadar; içeriği ilgi çekici yaptınız, yaptınız. Yoksa kurum [gönderici] olarak, klişeleştikçe görünmez olan bir mesaja daha ödeme yapmışsınız demektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz yıl, konu ile ilgili bir operatörün yetkilileri ile toplantıdayız. Bana [temsil ettiğim otele] 500.000 SMS satmak istiyor, “Zaman kısıtlaması olmadan rahat rahat kullanırsınız.” diyorlar. Bakın diyorum; vermek istediğiniz paketin bitmesi için hedef demografi ayırmadan CRM listeme ve misafirlere durmadan GÜNAYDIN mesajı göndermem lâzım. İllâ kullanılacaksa SMS marketing’de özel günleri, SPA veya ek hizmetleri topladığımızda, bir otelin kişiyi yıldırmadan yıl içinde gönderebileceği maksimum SMS sayısı bellidir. Unutuluyor ki marketingde önemli olan tek şey ürün veya hizmeti sadece duyurmak değil, onu rahatsızlık yaratmadan duyurmak ve akılda kalmasını sağlamaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünya çapında bir pizza zincirinin mesajlarının beni hiç rahatsız etmediğini, aksine nadiren ve ilgi çekerek yazdığını hatırlarım. En çok aklımda kalan: “Sevgililer gününde biz yanınızdayız!”..vb. içerikleri vardı. Konusu önemli değil, önemli olan interaktif, farklı ve eğlenceli olması önemli. Bu mesajın hatırlanmasının sebebi aslında ilk bakışta düşünüldüğü gibi ilgi çekici veya tatlı olması değil. Diğer markaların ayda 3 kere gönderdiği “Bakın ne de güzel indirime girdik, normalde sizi kazıklıyorken sezon sonu hooop %60 yaptık!” SMS’lerine kıyasla sakin sakin, kendinden emin ve duygusal içerikli gönderilmesidir. Ürün/hizmetlerde hala oturtulamayan algı sorunu da tam olarak bu. Hedef demografi, misafir, müşteri, onu anlamanızı ve çözüm odaklı olmanıza gerçekten değer veriyor. Kısa ve kesin.</p>
<p style="text-align: justify;">Hayatta her alanda karşınızdaki kişi ile iletişimin temel kuralları gibi müşteriniz de; cevap vermek için değil, anlamak ve çözüm bulmak için dinlemenizi istiyor. Sunulan ürün/hizmetin ihtiyaç/çözüme yönelik geliştirilmiş olması bu noktada hayâti derecede önemli. Günümüzde farklılaşmanın yaratılacağı alanların her zaman bu şekilde seçilmesi dileğiyle&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/taciz-marketing/">Taciz Marketing</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/taciz-marketing/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fontlara Direnmek</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/fontlara-direnmek/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/fontlara-direnmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erhan Us]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2017 09:06:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[font]]></category>
		<category><![CDATA[yazı tipi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=9706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugüne kadar okuduğunuz makaleleri, kitapları, hazırladığınız ödevleri gözünüzde canlandırın. İlk üç fontu sayalım: Times New Roman, Ariel, Garamond. Bir de Comic Sans var ki ekran kırdırır. En sık kullanılan ve...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/fontlara-direnmek/">Fontlara Direnmek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="font_9" style="text-align: justify;"><span class="color_14">Bugüne kadar okuduğunuz makaleleri, kitapları, hazırladığınız ödevleri gözünüzde canlandırın. İlk üç fontu sayalım: Times New Roman, Ariel, Garamond. Bir de Comic Sans var ki ekran kırdırır. En sık kullanılan ve gelenekselleşmiş fontlar bunlar; çoğunlukla size dayatılan bilgiler aktarılırken kullanılanlardan. Hatta fontlar aleminin dünya görüşleri olsaydı, en yobaz olacak fontlar. Günümüzde fark yaratmak isteyen ve sıkıcılığı farkeden bazı kuruluşlar; bastıkları kitaplarda, tasarlanan görsellerde yeşil veya rahat okunabilir başka renkler, modern yazı tipleri tercih ediyor.</span></p>
<p class="font_9" style="text-align: justify;"><span class="color_14">Bilgisayar çağında üniversite okuduysanız çok duymuşsunuzdur: “Projeyi 12 punto Times New Roman istiyorum.” O ortamda tabii “Hocam isterseniz taş tablete kazıyalım?” diyemiyorsunuz. Ama içinizden geçen bu. [Resmi yazışma yönetmeliklerinde de standart, Times New Roman 12’dir.]</span></p>
<p class="font_9" style="text-align: justify;"><span class="color_14">Sadece estetik kaygılar değil konu. Farkında olun ya da olmayın; okuduğunuz yazılarda ne kadar eski fontlar kullanılırsa, yazının algı eşiğinizden geçmesi konusunda direnciniz o kadar yüksektir zira görseller yaratıcılığınızı olumlu veya olumsuz, bir şekilde etkiler. En basitinden; akademisyenin, yazarların, ödev hazırlarken öğrencinin beyaz ekranla bakışması vardır. Yeni fontları kullananların geleneksel veya klasik fontlarla yazan öğrencilere kıyasla daha yaratıcı olduğu artık sır değil. Sadece okul ile sınırlandırmayalım; kabul görmesi beklenen bildiri, makale, akıcılık istenen kitaplar, tasarlanan reklamlar, her şey. Beyin, yeniyi her zaman fark eder. Her zaman gördüğü şeyi, görünmez kabullenmeye programlıdır zira.</span></p>
<p class="font_9" style="text-align: justify;"><span class="color_14">Yine dönüp dolaşıp statükocu olmak veya olmamaya geliyoruz. İçinde bulunulan sistemi geliştirmek, katkıda bulunmak ya da “Evladım kitaptaki tanımın aynısını yazmamışsın, sıfır.” insanı olmak. Zaten bahsi geçen direnç aslında fonta değil, yeni olmayana, değişmeye direnen her şeye.</span></p>
<p class="font_9" style="text-align: justify;"><span class="color_14">Özensiz çalışanlar, tembeller, beyni sıfır kilometre kalsın isteyen herkes o kadar alıştı ki en ufak bilgiyi aktarırken bile bunu baştan savma yapmaya. Eksik kısım şu; özensiz çalışma asla dikkat çekmeyeceği gibi fark da yaratmaz. Belki de ‘aynı’ları yazmaya, eziyetle öğretmeye, merak uyandıramamaya, ‘Şu dakikalar geçsin, beynim çalışmasa da olur’ diyenler sırtından maaş beklemeye devam etmek istiyorlardır, kim bilir?</span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/fontlara-direnmek/">Fontlara Direnmek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/fontlara-direnmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
