<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Arda Diker &#8211; Pazarlama İletişimi Platformu</title>
	<atom:link href="https://pazarlamailetisimi.com/yazar/ardadiker/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://pazarlamailetisimi.com</link>
	<description>Pazarlama, Reklamcılık, İletişim ve Dijital Dünya!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Nov 2023 12:55:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2022/01/cropped-pazarlama-iletisimi-icon-32x32.jpeg</url>
	<title>Arda Diker &#8211; Pazarlama İletişimi Platformu</title>
	<link>https://pazarlamailetisimi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BrandWeek 2018 # Gün 1 #</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/brandweek-2018-gun-1/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/brandweek-2018-gun-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arda Diker]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Nov 2018 14:23:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Reklamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Sektör Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[brandweek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=10556</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018 BrandWeek etkinliğine bu sene birçok değerli katılımcı hem ajans tarafından hem de şirket ve akademi tarafından katılım gösterdi. Toplam 3 salonda birçok konuşma yapıldı. Çok seçerek gittiğim konuşmalardaki önemli...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/brandweek-2018-gun-1/">BrandWeek 2018 # Gün 1 #</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">2018 BrandWeek etkinliğine bu sene birçok değerli katılımcı hem ajans tarafından hem de şirket ve akademi tarafından katılım gösterdi. Toplam 3 salonda birçok konuşma yapıldı. Çok seçerek gittiğim konuşmalardaki önemli kilit notları ve yorumlarımı paylaşmak isterim.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dijital Çağda Gizliliği İhlal Etmeden Veri Nasıl Kullanılır?  </strong></p>
<p><strong> Doç Dr. Yves- Alexandre de Montjoye &#8211; Imperial College</strong></p>
<p><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Yves.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-10560" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Yves.jpg" alt="BrandWeek 2018 # Gün 1 #" width="4608" height="3456" title="BrandWeek 2018 # Gün 1 # 7"></a></p>
<p style="text-align: justify;">Cep telefonlarımız tam bir veri toplama canavarına ve mikro pazarlama stratejisi için inanılmaz bir araca dönüşmüş durumda. Adeta yanımızda bir casus taşıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bireyleri tanımlamak ve takibini yapmak için parmak izi kullanılsa bile bu tespit için parmakta 12 noktaya gerek olmakta. Günümüzün dijital çağında elinizde mobil verilerinden oluşan bir veri tabanınız varsa, Dr. Montjoye sadece 4 noktadan alınacak veriler ve telefon lokasyonlarını takip ederek, 95% ihtimalle hareketli bir grup insan içinde belli bir kişiyi tanımlamanın mümkün olduğunu belirtti. Bunu önlemek için ise popüler farklı yöntemler önerilmekte. Dr. Montjoye yöntemleri şu şekilde değerlendiriyor:</p>
<p style="text-align: justify;">Birinci yöntem verileri belli bir noktaya kadar maskelemek. Fakat farklı veri toplama setleriyle birleştirildiği zaman örneğin alışverişleriniz (özellikle kart bilgileriniz) yine yüksek bir olasılıkla kişi bazında tespit yapılıp, ilgili kişinin lokasyon bazında takibi ve neler yaptığı gibi tüm veriler yine tespit edilebiliyor</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci yöntem ise veri tabanlarına gürültü (noise) eklemek. Bu yönetim ise kişi bazında tanımlamayı zorlaştırıyor ama sadece bir miktar. Yani bu durumda 4 değil ama biraz daha fazla nokta kullanarak kişi bazında takip tekrar mümkün oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüz dünyasında parmak izinden çok daha fazla iz bırakmaktayız. Her telefon ettiğimizde, spor için kullandığımız app’lerde, arama motorlarını kullandığımızda, kliklediğimiz her bağlantıda, kredi kartı ile her alışverişimizde birilerinin veri tabanında kendimiz hakkında bir iz bırakmaktayız. Bu kadar veriyle neler yapılabileceğini en Facebook skandalında hep beraber gördük.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha korkutucu olanı ise sadece mobil telefonların nasıl kullanıldığına (yazılanların içeriğine değil!) bakarak Ocean/Big5 modelinde yararlanıp kullanıcıların karakter profili çıkarılabilir. Yani Cambridge Analytica’nın Facebook beğenilerinize bakarak oluşturduğu karakter tespitinden de çok daha kolay bir yöntem.</p>
<p style="text-align: justify;">Sadece davranış ve telefon kullanma şeklimiz bile bizi bu kadar ele verirken ne yapmalı?</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. Montjoye bu soruya şöyle cevap veriyor:  Verinin kullanımı ve gizlilik arasında oluşan bu takası daha farklı modellemek gerekli. Birisi için diğerinden çok büyük oranda vazgeçmemek lazım. Çünkü mobil verinin çok yararlı uygulamaları da mevcut. Örneğin doğal bir afet sonrasında kişiler nereye gitmekte, gerçekten yardıma ihtiyaç olan noktaların tespiti gibi</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sebeple verilerin işlenmesi ve aynı zamanda gizliliğin korunması için soru ve cevap mekanizması ile işleyen bir sistem kurulması gerektiğini belirtti. Bu sistemle sorular kod olarak sorulacak, şahsi verilere ulaşılamayacak, belli bir miktar gürültü (noise) eklenerek cevabı sorana iletilecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Kişisel verilerin yönetimi gerçekten de hayati bir öneme sahip ve bu konuda Dr. Yves- Alexandre de Montjoye’a kulak vermek gerekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Büyük Veri İş Başında – Bernard Marr</strong></p>
<p><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Bernard-Marr.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-10565" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Bernard-Marr.jpg" alt="BrandWeek 2018 # Gün 1 #" width="4608" height="3456" title="BrandWeek 2018 # Gün 1 # 8"></a></p>
<p style="text-align: justify;">İnanılmaz büyüklükte veri üretmeye başladık. Öyle ki Dünya’daki verinin 90%’ının son 18 ayda ürettik. Mevcut veri büyüklüğümüz ise 5 ZetaByte. (1 Zb, kabaca 1 Milyar TeraByte etmekte). Yakın gelecekte bu verinin 50 Zb’a ulaşması bekleniyor. Yapay Zeka’nın yakıtı ise işlemci gücü ve veri. Verinin bu kadar artmasıyla beraber gerçekten de yapay zekanın çağına tam anlamıyla girmiş oluyoruz. Yapay zekanın aktif olarak kullanılmaya başlandığı bazı alanlar ise:</p>
<ol style="list-style-type: upper-roman;">
<li>Daha iyi müşteri hizmetleri
<ol style="list-style-type: lower-alpha;">
<li>Çipli bebek bezleri ile daha bebeğiniz hasta bile olmadan toplanan veriler ile oluşabilecek hastalıklar tespit edilecek</li>
<li>Facebook bizi o kadar iyi tanıyor ki ruh halimizi, yüzümüzün 3 boyutlu halini ve hatta ilişki durumumuzun değişeceğini 2 hafta önceden tahmin edebiliyor. Tüm veriler daha spesifik hizmet ve ürünler için kullanılmakta</li>
</ol>
</li>
<li>Bankacılık
<ol style="list-style-type: lower-alpha;">
<li>Müşteri odaklı pazarlama ile merkezine müşteriyi alan ve değer katan ürünlerin geliştirilmesi.</li>
</ol>
</li>
<li>Çeviri
<ol style="list-style-type: lower-alpha;">
<li>Google ile gerçek zamanlı çeviriyi kullanmaktayız. Çok yakında kulaklarımıza takacağımız aygıtlar ile gerçek zamanlı çeviri hizmeti alabileceğiz</li>
</ol>
</li>
<li>Gazetecilik ve içerik üretimi
<ol style="list-style-type: lower-alpha;">
<li>Forbes’te hali hazırda yazılan finansal rapor makalelerin 10%’unun robotlar yazmakta. İçerik üretiminin gittikçe yazılımsal robotlar tarafında yapılacağı öngörülüyor.</li>
</ol>
</li>
<li>Sağlık
<ol style="list-style-type: lower-alpha;">
<li>Yapay zeka kanser tespitinde oldukça başarılı. Bulduğu anomaliyi hekime sunarak daha isabetli kararlar alınmasını ve gözden bir şey kaçmamasını sağlıyor.</li>
</ol>
</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yokluk Paradoksu – Ed Stafford</strong></p>
<p><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ed-Stafford.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-10561" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ed-Stafford.jpg" alt="BrandWeek 2018 # Gün 1 #" width="4608" height="3456" title="BrandWeek 2018 # Gün 1 # 9"></a></p>
<p style="text-align: justify;">Ed Stafford bir kâşif ve aynı zamanda belgeselleri olan biri. Kendisi Amazon nehrini yürüyerek ilk defa geçen kişi, böylece de Guinness Rekorlarına ismini yazdırmış. Bu maceraları sırasında inanılmaz zorlu ortamlarda yaşam savaşı vermiş birisi olarak:</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Modern insanın çok steril ve rahat ortamlarda yaşadığını ve bu sebeple hem elindekinin kıymetini iyi bilmediğini hem de ruhen hissizleşmeye başladığını belirtiyor</li>
<li style="text-align: justify;">Tüm bu yan etki ve olumsuzluklar için sıkı bir tavsiyesi var: Maceraya atılmak. Bu maceranın illa kendisinin yaptığı kadar sert ve zorlayıcı olmasına gerek olmadığını belirtiyor. Önemli olan, yaşamı tekrar hissetmek, düşünce şeklini güncellemek ve farklı bir açı geliştirmek</li>
<li style="text-align: justify;">Özellikle zorlayıcı ortamlar kişiye yaratıcı bir bakış açısı geliştirmek zorunda bırakıyor</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bolluk Paradoksu Prof Dr Barry Schwartz</strong></p>
<p><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Bernard-shwartz-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10566" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Bernard-shwartz-2.jpg" alt="BrandWeek 2018 # Gün 1 #" width="4608" height="3456" title="BrandWeek 2018 # Gün 1 # 10"></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hayatımızda yaptığımız seçimlerde daha fazla seçeneğimiz olursa daha mutlu oluruz değil mi? Tam da öyle değil. 2005 yılında çıkardığı ünlü kitabı Bolluk Paradoksu’nda  (Paradox of Choice) bu konuya değinen Prof Schwartz, Brandweek’te güzel bir konuşma verdi. Konuşmasının satış başları ise şu şekilde:</p>
<p style="text-align: justify;">
<ul style="text-align: justify;">
<li>Tipik bir Amerikan süper marketinde 285 çeşit kurabiye, 75 farklı buzlu çay, 40 farklı diş macunu, 230 çeşit çorba ve 175 farklı salata sosu bulunmakta!</li>
<li>Çok fazla seçenek olması bireylerde, satın alma sonra pişmanlık, kaçırılan olası daha iyi fırsatların yarattığı düşünce sebebiyle mutsuzluk ve aşırı beklentiler yaratmakta. Şişirilmiş beklentiler ise gerçekler ortaya çıktığında farklı bir mutsuzluk kaynağı oluşturmakta.</li>
<li>Amerikalı tüketicilere sorulduğunda, giyimden, çamaşır makinesine, temizlik malzemelerinden arabalara kadar ihtiyaç duyduklarından daha fazla ürün bulunduğunu belirtiyorlar.</li>
<li>Dolayısıyla aşırı seçenek olması belli bir noktadan sonra müşterilerde mutsuzluk yaratıyor. Bu konunun farkına varan bir Amerikan ev müteahhitlik firması, evin yapımında tüketicilere sunduğu iç malzeme seçeneklerini azaltarak toplam satış &amp; karlılığını ve müşteri memnuniyetini arttırmış</li>
<li>Fazla seçeneğin olmasının diğer bir etkisi ise müşteri de oluşturduğu kararsızlık ve kafa karışıklığı. Buna bir örnek ise 20 farklı reçel üreten bir gıda üreticisi markette tadım faaliyeti yaptığında müşterilerin kafası karışmış ve bir seçim yapamadığı için reçellerden almamış.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla, müşteri memnuniyetini arttırmak için yeterli miktarda seçenek sunmalı, bu seçeneklerin küratörlüğünü uzmanlıkla yaparak müşterinin seçim yapmasını kolaylaştırmak gerekli.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Nörobilim Kullanın – Prof. Dr. Moran Cerf</strong></p>
<p><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Moran-Cerf.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10557" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Moran-Cerf.jpg" alt="BrandWeek 2018 # Gün 1 #" width="4608" height="3456" title="BrandWeek 2018 # Gün 1 # 11"></a></p>
<p style="text-align: justify;">Son yılların oldukça popüler konularından biri Nörobilim ve bu konunun pazarlama alanındaki uygulamaları. Konunun önde gelen isimlerinden biri ise Prof. Dr Moran Cerf. Konuşmasının önemli başlıkları ise şöyle:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Araştırmasına temel olan talep, film fragmanlarına seyircilerin ilgisini ölçüp daha sonra bu filmlere gidip gitmeyeceklerinin tespit olarak gelmiş. İlgili tespit için seyircilere EEG cihazını giydirmişler. Bu cihaz beynin hangi bölgesinden elektrik aktivitesi geldiğini tespit etmekte. Böylece film izlerken seyircilerin beyin aktivitelerinin benzeşip benzeşmediğini ve ilgi çekici noktaları tespit edebilmişler.</li>
<li>Bu sayede seyircilerin bir fragmana gerçekten ilgi duyup duymadığını dolayısıyla da ilgili filme gidip gitmeyeceklerini kişilere sormadan tahmin etmeyi başarmışlar.</li>
<li>Daha ilginç olanı ise seyircileri cinsiyetlerine göre incelediklerinde her bir grubun farklı fragman kesitlerine odaklandıklarını ve ilgilendiklerini bulmuşlar.</li>
<li>Bunda başarılı olduktan sonra TV reklamlarını biraz kısaltıp aynı seyirci ilgisini yakalayıp yakalamadıklarını ölçtüklerinde başarılı olduklarını görmüşler. Reklamların yayın maliyetini düşündüğümüzde oldukça yararlı bir buluş!</li>
<li>Aynı şekilde yatırımcıların
<ul>
<li>(Dragons Den benzeri bir TV programında) ilgisini ölçerek belli bir fikre yatırım yapmayacaklarını tespit edebilmişler.</li>
<li>Benzer uygulamayı Youtube’da hangi reklamı atlayacağınızı tahmin etmek için bile uygulamayı başarabilmişler</li>
<li>TV’daki politik münazaralarda ise hangi konulara ve bu konulardan hangi söylemin ilgi gösterildiğini bulabilmişler.</li>
<li>Konunun diğer ilginç bir uygulaması ise eğitim. Öğretmen konuşurken öğrenciler konuyla gerçekte ilgili olup olmadığı konusunda da çalışmalar yapmışlar.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Prof Cerf son olarak nöro bilimin yaratabileceği risklerden de bahsetti. En büyük risklerden biri mesajların özel olarak hazırlanmasıyla beraber bireylerde davranış değişikliği oluşturması ve sabit fikirli hale gelmeleri.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p><strong>Sınır Tanımayan Marka – Yandex &#8211; Arkady Volozh</strong></p>
<p><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10562" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh.jpg" alt="BrandWeek 2018 # Gün 1 #" width="1599" height="1200" title="BrandWeek 2018 # Gün 1 # 12" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh.jpg 1599w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh-300x225.jpg 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh-813x610.jpg 813w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh-768x576.jpg 768w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh-1536x1153.jpg 1536w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh-1250x938.jpg 1250w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/11/Volozh-1024x768.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1599px) 100vw, 1599px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Arkady Volozh’u tek kavramla ile tanımlamak gerekse mütevazilik olurdu. Oldukça etkileyici ve kendine has üslubuyla güzel mesajlar verdi:</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Sn Volozh İstanbul’da metrobüsü kullanarak seyahat etmiş.</li>
<li style="text-align: justify;">Kullandığı araç bir Volvo ama yakında paylaşımlı araba kullanmayı da düşünüyor</li>
<li style="text-align: justify;">Bu kadar parası olmasına rağmen neden böyle yaşadığı sorulduğunda, Arkady Volozh böyle yaşamak istediğini ve günlük hayattan kopmayarak ürünlerini geliştirdiğini ve test ettiğini belirtti</li>
<li style="text-align: justify;">Ayrıca Yandex’in sunduğu araç paylaşımı gibi bazı hizmetlerin de Türkiye’ye sunabileceğini söyledi.</li>
<li style="text-align: justify;">Yandex, oldukça hızla büyüyen bir firma. Büyümesinin ana kaynağı ise sadece reklamlar değil oluşturduğu, müzik, araba paylaşım gibi diğer servisleri.</li>
<li style="text-align: justify;">Tüm bunların yanında da Alice adlı yapay zeka ile çalışan asistan geliştirmişler</li>
<li style="text-align: justify;">Verdiği önemli mesajlardan birisi ise Yandex ürünleri Android cihazlarda 2018 Ağustos ayına kadar önceden yüklenmiş gelemiyordu. Oluşan tekel gerçekten çarpıcı.</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/brandweek-2018-gun-1/">BrandWeek 2018 # Gün 1 #</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/brandweek-2018-gun-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narsist Pazarlama</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/narsist-pazarlama/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/narsist-pazarlama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arda Diker]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Jun 2018 14:24:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[narsist]]></category>
		<category><![CDATA[narsist pazarlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=9974</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapılan çeşitli araştırmalara göre ortalama bir birey günde yaklaşık 2 saatini sosyal medyada geçirmektedir. Çocuklarda ise sosyal medya kullanımı günde 9 saate kadar çıkmaktadır. (https://www.socialmediatoday.com/marketing/how-much-time-do-people-spend-social-media-infographic). Sosyal medyada harcanan bu zamanın...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/narsist-pazarlama/">Narsist Pazarlama</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Yapılan çeşitli araştırmalara göre ortalama bir birey günde yaklaşık 2 saatini sosyal medyada geçirmektedir. Çocuklarda ise sosyal medya kullanımı günde 9 saate kadar çıkmaktadır. (<a href="https://www.socialmediatoday.com/marketing/how-much-time-do-people-spend-social-media-infographic" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://www.socialmediatoday.com/marketing/how-much-time-do-people-spend-social-media-infographic</a>). Sosyal medyada harcanan bu zamanın % 60’ı ise mobil cihazlar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/06/Statista-Veri.png.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9976" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/06/Statista-Veri.png.jpg" alt="Narsist Pazarlama" width="1070" height="698" title="Narsist Pazarlama 14" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/06/Statista-Veri.png.jpg 1070w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/06/Statista-Veri.png-300x196.jpg 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/06/Statista-Veri.png-935x610.jpg 935w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/06/Statista-Veri.png-768x501.jpg 768w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/06/Statista-Veri.png-1042x680.jpg 1042w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/06/Statista-Veri.png-1024x668.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1070px) 100vw, 1070px" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><em>2012-2017 arasında sosyal ağlarda harcanan günlük zaman (dakika) – Tüm Dünya ortalaması – Statista 2018</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Böylelikle insanların ellerinden nerdeyse hiç düşürmediği telefonlar vasıtasıyla sıklıkla kullanılan sosyal medya araçları insanlara yeni bir iletişim biçimi kazandırmış bulunuyor. Bu yeni iletişim biçiminin kullanıcılar üzerindeki psikolojik etkisi ve buna bağlı yan etkileri toplum içinde uzun zamandır tartışılmaktadır.  Bahse konu en büyük yan etkilerden bir tanesi ise yoğun sosyal medya kullanımın narsist bir kişilik yapısı geliştirildiği yönündedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Narsisizm Nedir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Narsisizm tanımının içerisinde kişinin kendi benliğine hayran olması, kendini aşırı önemsemesi, bunları yaparken çevresindeki ötekilerin ihtiyaçlarını görmezden gelmesi yatar. Narsist kişi, çevresindeki kişileri amacına ulaşmak için birer araç olarak kullanır ve amacına ulaştıktan sonra bu kişileri iç dünyasında değersizleştirir. (<a href="http://www.pedamed.com.tr/tr/icerik/74/narsisizm-caginda-sosyal-medya" rel="nofollow noopener" target="_blank">http://www.pedamed.com.tr/tr/icerik/74/narsisizm-caginda-sosyal-medya</a>)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Narsisizm Artışta Mı?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Peki, gerçekten toplum ve özellikle gençler daha narsist mi oluyor yoksa bu durum teknolojiyle arası iyi olmayanların veya geçmişe özlem duyan yaşlıların yarattığı bir algı mıdır? Twenge, Campbell’ın araştırmalarına (Twenge, J.M., &amp; Campbell, W.K. (2009). The narcissism epidemic: Living in the age of entitlement. New York: Free Press.) göre Amerikan toplumunun içinde narsisizm ciddi biçimde artmaktadır. Nitekim Sosyolog Doç. Dr. Vehbi Bayhan’ın, Türkiye’de 15.496 üniversite öğrencisi arasında yaptığı araştırmaya göre, sosyal medya kullanımının, gençleri narsist bir kişilik yapısına doğru yönlendirdiği ve kişinin kendini aşırı beğenmesine neden olduğuna dair bulgular elde edilmiştir. Elde ettiği bulguların başka ülkelerde gençler ile yapılan araştırmalarla da uyumlu olduğunu söyleyen Bayhan, sosyal medya ve internet kullanımının empati ve yaratıcılığı da öldürdüğünü belirtiyor (<a href="http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/sosyal-medya-narsist-yapiyor" rel="nofollow noopener" target="_blank">http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/sosyal-medya-narsist-yapiyor</a>)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu konu hakkında aksi yönde görüş bildiren araştırmalar da olmakla beraber yazılanların çoğunluğu bu narsistlik eğiliminin git gide arttığını doğrulamaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Narsist Bir Dünya</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Devamlı artışta olan bu trend bir ana akım olmaya doğru giderse narsistler ile dolu bir Dünya nasıl olur sorusunu Southern Mississippi Üniversitesinden psikoloji profesörü Christopher Barry şöyle özetliyor:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><em>“Herkesin TV, reality Show yıldızı gibi davrandığı  &#8211; güç, statü ve görünüşleriyle takıntılı olduğu şahsi amaçları için diğer bireyleri manipüle ettiği temel amacının da arkadaş edinmekten çok kazanma odaklı olduğu narsist kişilerle dolu olduğu bir Dünya hayal edelim.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><em>Böyle bir Dünya’da kişiler kendilerini kanun ve kurallardan üstün gördüğü için suç oranları oldukça yüksek olmakla kalmayacak, plastik cerrahi rutin bir işlem olarak görülecek, materyalizm ise oldukça yaygın olacaktır. Bu Dünya’nın insanları ayrıca iyi veya kötü fark etmeksizin ün peşinde koşan bireylerle dolu olacaktır. Depresyon ve anksiyete oranları ise yüksek olacaktır. Bireyler kendilerini ve yeteneklerini dev aynasında gördüğü için hızlı arkadaş kazanmakta usta olsalar bile samimi arkadaş edinmekte ve ilişkiler geliştirmekte başarısız olacaklardır. </em><strong>Narsist bireylerden oluşan bir toplum korkunç derecede yalnız bir yer olacaktır.”</strong> (<a href="http://www.apa.org/monitor/2011/02/narcissism.aspx" rel="nofollow noopener" target="_blank">http://www.apa.org/monitor/2011/02/narcissism.aspx</a>)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Yeni Akım Narsistlere Yönelik Pazarlama ve Markalama</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Yeni narsist akımın güçlenmesiyle birlikte günümüzde birçok insan bireysel bir marka olma çabasındadır. Günümüz gençleri herkesin bir idol/yıldız olabileceğine ve bunu başarmak için ise belli bir yetenek veya karizmaya ihtiyaç duyulmayacağına inanıyorlar. En çok ihtiyaç duydukları şey ise biraz sahne ışığı. Bunu da kendilerine en güzel sosyal medya sağlamaktadır. Eskiden markalar, tüketici kültüründe trendi belirleyen mihenk taşlarıydı. Artık markaların rolü, yıldız oyuncu haline gelen tüketiciye gerekli malzeme ve içeriği sağlamaktan ibarettir. Sosyal medya, marka ve tüketici arasındaki rolleri ciddi bir şekilde değiştirmiş durumdadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Sosyal medya ayrıca an itibariyle sosyal bir eşitleyicidir. Örneğin Amerika’da bir kadının tepeden tırnağa plastik cerrahi ameliyatlar ile Kim Kardeshian’a benzemeye çalışacağına dair attığı bir tweet’e Kim Kardeshian “olduğun gibi güzelsin başka birisine benzeme” diyerek şahsen cevap vermiştir.  (<a href="http://adage.com/article/digitalnext/social-media-brand-positioning-a-nation-narcissists/148289/" rel="nofollow noopener" target="_blank">http://adage.com/article/digitalnext/social-media-brand-positioning-a-nation-narcissists/148289/</a>)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Figment.com’un kurucularından Jacob Lewis, günümüz gençlerinin sosyal medyada yorum veya mesaj vasıtasıyla  tanınmış kitap yazarlarıyla kolayca iletişime geçebildiklerini hatta bununla da kalmayıp   kendilerine  cevap vermelerini  talep ettiklerini i belirtiyor. Oysaki eskiden ünlü yazarların okuyucularından kendilerine gelen yorum veya taleplerle ilgili olarak dönüş yapmaları pek beklenen bir olgu değildi. Bunların sonucu olarak artık okuma bile pasif bir tecrübeden çıkıp sosyal bir hal almış bulunmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Narsistlere Yönelik İletişim Kampanyaları</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Benmerkezci narsist kişiler ile iletişim halinde olmak ise ayrı bir sanat. Bu değişik iletişim sanatı özellikle markalar için birçok farklı zorluğun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Günümüzde markaların tanıtımlarının yapılması için temel varsayım iletişimlerini, marka kişiliklerine ve stratejilerine paralel olarak uygun ve eksiksiz bir şekilde gür bir tonlamayla yapmaktır. Eğer bu bahsi geçen narsist kişilerle iletişim kurmak ve markanızdan, imajınızdan yoğun bir şekilde bahsetmek istiyorsanız, gür bir tonlama kullanmak etkin bir pazarlama stratejisi oluşturmamaktadır! İşte tam bu noktada kuru bir söylemden ziyade kısa özgün bir hikâye anlatımı en etkin yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bugün birçok marka özellikle içerik yönetiminde laf kalabalığı yaparak bunu inandırıcı örnekler ile müşterisine gösterememektedir. Bir değer önerisi olarak “Çevre Dostuyuz” demek yerine bunu gösteren faaliyetlerden örneklerin verilmesi ve bu örneklerin hikayeleştirilmesi yeterli olacaktır. Örneğin Starbucks Amerika ilham verici güzel şiir dizelerini bardaklarına basarak müşterileriyle dolaylı bir etkileşim kurmaktadır. Böylece “sosyal ilişkilere önem veriyoruz” mesajını açık açık yazmak  yerine müşteriye farklı bir yoldan iletmektedir. Bundan öte narsist kelimesiyle özdeşleşmiş olan “ben/biz” vurgularını slogan düzeyine getirmeden müşteriyle daha etkin bir iletişim sağlamış olmaktadır. (<a href="https://www.skyword.com/contentstandard/creativity/narcissism-trap-brands-need-stop-talking-content-marketing-campaigns/" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://www.skyword.com/contentstandard/creativity/narcissism-trap-brands-need-stop-talking-content-marketing-campaigns/</a>)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Narsistler hızlıca yeni arkadaşlar edinebilmelerine rağmen empati yoksunluğu sebebiyle bu ilişkileri uzun süreli devam ettirememektedirler. Bundan dolayı sosyal medyadaki iletişim kampanyalarında kanaat önderleri seçerken uzun dönemli sağlıklı strateji ve başarı için daha az narsist kişiler ile çalışmakta yarar bulunmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Verilen mesajın tonu biraz daha düşük perdede olması ise mesajın alıcısının narsist olduğu durumlarda daha faydalı olabilecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Yeni Trend Kişiselleştirme</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Markaların, narsist bireyler ile kuracakları ilişkilerde bu bireylerin kendilerini özel ve diğer kişilerden farklı olduğunu hissettirecek aksiyonlar almaları gerekmektedir. Müşteriniz narsist ise yapılacak en iyi şey ona ayna tutmaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Müşterilere ayna tutmanın en popüler yöntemlerinden biri, ürünlerin gerek renk gerek farklı özellikler ile kişiselleştirilmesine imkân vermektir. Fakat bunu yaparken de ölçek ekonomisinden dolayısıyla rekabetçi fiyatlardan taviz vermemek gerekiyor. Bu da son derece zor bir ikilem oluşturmaktadır</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu ikilemi olabilecek en basit yöntem ile Coca Cola Türkiye sık kullanılan isimleri kutularına basarak ortadan kaldırmıştır, Coca Cola Çin ise Weibo ile beraber şişenin üzerine yazılanları kişiselleştirilmesine imkan tanımıştır. Nutella da benzer bir aksiyon almış ve büyük noktalarda yazıcılar yardımıyla istenen isimleri kavanozlarına yazdırmıştır. Bu kampanyalar müşterilerde çok büyük ilgi uyandırmıştır. (<a href="https://www.strategy-business.com/blog/Competitive-Narcissism-A-Marketing-Lesson?gko=e25f8" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://www.strategy-business.com/blog/Competitive-Narcissism-A-Marketing-Lesson?gko=e25f8</a>)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ürün ambalajları vasıtasıyla kişiselleştirme sadece isimle değil bireylerin kendilerini özdeştirdiği birçok farklı öğe ile de yapılabilmektedir.  Önemli olan müşteri için kişiselleştirme yaparken markanın da kişiliğinden ödün vermeden bunu gerçekleştirmektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu ilginç konuyu farklı yönleriyle ele almaya devam edeceğiz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Kaynakça</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Twenge, J.M., &amp; Campbell, W.K. (2009). The narcissism epidemic: Living in the age of entitlement. New York: Free Press.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/sosyal-medya-narsist-yapiyor" rel="nofollow noopener" target="_blank">http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/sosyal-medya-narsist-yapiyor</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="https://www.socialmediatoday.com/marketing/how-much-time-do-people-spend-social-media-infographic" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://www.socialmediatoday.com/marketing/how-much-time-do-people-spend-social-media-infographic</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="http://www.apa.org/monitor/2011/02/narcissism.aspx" rel="nofollow noopener" target="_blank">http://www.apa.org/monitor/2011/02/narcissism.aspx</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="http://www.pedamed.com.tr/tr/icerik/74/narsisizm-caginda-sosyal-medya" rel="nofollow noopener" target="_blank">http://www.pedamed.com.tr/tr/icerik/74/narsisizm-caginda-sosyal-medya</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="http://adage.com/article/digitalnext/social-media-brand-positioning-a-nation-narcissists/148289/" rel="nofollow noopener" target="_blank">http://adage.com/article/digitalnext/social-media-brand-positioning-a-nation-narcissists/148289/</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="https://www.skyword.com/contentstandard/creativity/narcissism-trap-brands-need-stop-talking-content-marketing-campaigns/" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://www.skyword.com/contentstandard/creativity/narcissism-trap-brands-need-stop-talking-content-marketing-campaigns/</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="https://www.statista.com/statistics/433871/daily-social-media-usage-worldwide/" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://www.statista.com/statistics/433871/daily-social-media-usage-worldwide/</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><a href="https://www.strategy-business.com/blog/Competitive-Narcissism-A-Marketing-Lesson?gko=e25f8" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://www.strategy-business.com/blog/Competitive-Narcissism-A-Marketing-Lesson?gko=e25f8</a></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/narsist-pazarlama/">Narsist Pazarlama</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/narsist-pazarlama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana…</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/pazarlamacisin-bir-logo-yapsana/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/pazarlamacisin-bir-logo-yapsana/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arda Diker]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2018 10:48:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[logo]]></category>
		<category><![CDATA[logo tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[marka ismi bulma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=9888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Logo konusu ilginç bir konu, çoğu zaman gerekli önem verilmiyor ve şirket isminden, daha da geniş çerçevede ise markalama &#38; pazarlama faaliyetlerinden bağımsız düşünülüyor.  Tescil edilebilir markanın tanımı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/pazarlamacisin-bir-logo-yapsana/">Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana…</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Logo konusu ilginç bir konu, çoğu zaman gerekli önem verilmiyor ve şirket isminden, daha da geniş çerçevede ise markalama &amp; pazarlama faaliyetlerinden bağımsız düşünülüyor.  Tescil edilebilir markanın tanımı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa göre:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: justify;">Yani markanız sadece logo değil yazı karakterlerinden sese kadar (örneğin, Nokia, Windows açılışındaki müzikler gibi) her türlü ayırt edilebilir işaretlemeyi kapsıyor ve marka başlığı altında kanunen tescil edilebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Logo ve markalama önemli olduğu kadar da oldukça tekrarlanan ve hayatımızda gündem olan bir konu. TOBB verilerine göre 2017 yılında Türkiye genelinde 73.783 şirket açılmış, 14.701 şirket kapanmış Yani günde 202 şirket açılırken 40 şirket kapanmış. Kurulan şirketlere 27,7 Milyar TL sermaye yatırılmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Rakamlar büyük. Tabi bu kadar kurulan şirketin birçok ihtiyacının yanında bir de markalama ihtiyacı muhakkak. Bu kısım zorlu ve heyecanlı. Girişimciler bir yandan hevesle işletmelerine isim arıyorlar bir yandan buna nasıl logo yaparız diye düşünüyorlar. İşin başında olmanın verdiği heyecan ile bütünsel bir markalama bakışı çoğu zaman olmuyor. Tam bu süreçte eh işte birisini buldum 50 TL&#8217;ye logo yapıyormuş, verelim bizim şirket ismini çizsin bir şeyler sesleri yükseliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Çoğu zaman şirket isimleri bile o kadar özenli seçilmiyor. Geçmişte çok gördüğümüz bir isim bulma tekniği pazarda lider olan şirketin ismini alıp başına Öz koymaktı!</p>
<p style="text-align: justify;">Markalama sürecini mükemmel olarak yöneten birçok şirket mevcut. Bu şirketlerin hatırı sayılır kısmı büyük ve güçlü sermaye yapısına sahip şirketler. Bununla beraber bu süreci en iyi yönetmesi gerekenler çok ufak ve KOBİ büyüklüğündeki işletmeler. Çünkü bu büyüklükteyken çoğu zaman yapılan yegâne pazarlama harcaması şirket logosuna ve isimlendirmeye yapılan markalama harcaması oluyor. Dolayısıyla bu konuya büyük bir özen göstermek gerekli. Markanızı kurumsal kimlikte yer alan kartvizite, faturalarınıza, web sitenize, kataloğunuza ve görsel tüm malzemelerinize basacaksınız.</p>
<h3 style="text-align: justify;">İyi logo ve isim nasıl tasarlanır?</h3>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle logo işini bir kenar koyup yaptığınız işi, sizi, değerlerinizi ve vizyonunuzu iyi anlatan  kısa bir yazı yazıp bu fikre uygun şirket isimleri bulmak ile başlayın. Bunu yaparken olabildiğince özgün ve çok sayıda isimle gelmelisiniz. İsimleri bulurken müşteriye katacağınız değerleri de göz önüne almayı unutmayın. Daha sonra sektördeki pazar liderlerinin ve rakiplerin isimlerini de mutlaka kontrol edin ki tüketicilerin önem vermesi muhtemel değerleri atlamış olmayasınız. Bütçesi olan büyük şirketler bu noktada pazar araştırması ve çeşitli verileri kullanabiliyor.  Bütçeniz yoksa minik anketler, yüz yüze görüşmeler ve masa başı araştırmaları ile de kilit noktaları tespit edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tasarım sürecinde ismin:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">– Marka konumlandırma mesajını iyi taşıyabilmesine,<br />
– Markanın kişiliğine uygun olmasına,<br />
– Tüketici ile iletişim sürecinin başlatılmasına,<br />
– Akılda kalıcı olmasına,<br />
– Bir anlamı olan ve diğer markalardan ayırt edici özelliğinin olmasına,<br />
– Başka bir dilde uygunsuz anlam taşımadığına dikkat etmelisiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bu beyin fırtınasından sonra elinizde bir avuç isim var ama bunlar tescilli mi yani hali hazırda başka kişi veya kuruluşlara ait mi bilmiyorsunuz. Bu noktada bir patent ofisinden yardım alarak gerekli kontrolleri yaptırıp uygun olan isimler üzerinden ilerlemelisiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonraki adımlar içinse tasarımcıya ihtiyacınız var. Özellikle Instagram, Linkedin ve freelancer sitelerinden tasarımcı bulmak için faydalanabilirsiniz. Tasarımcılar portföylerini de ekledikleri için en uygun olanları seçip fiyat isteyebilirsiniz. Tasarımcı ile görüşmelerinizde en başta yazdığınız, sizi, değerlerinizi ve marka hikayenizi anlatan yazı ile müşterinin önem verdiği iç görüleri paylaşmalısınız. Bunlar sizin için aşikar olabilir ama tasarımcı için kıymetli bilgilerdir. Bu bilgiler ile beraber markanızın nasıl bir kişiliğe sahip olması gerektiğini ve konumlandırma bilgilerini belirtmeyi unutmayın.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer bütçem biraz daha fazla derseniz iyi bir ajansla çalışmak tabi ki paha biçilemez. Size uygun tasarım bittikten sonra yüksek çözünürlüklü marka görsellerinizi vektörel çalışma dosyalarıyla almayı unutmayın. Baskı işlerinizde çok gerekli olacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bu tasarım sürecinde şirket isminin logonuzun bir parçası olarak size özel bir karakter ile tasarlanması da çok önemlidir. Ne de olsa yazı diye bu kısmı geçiştirmeyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuyla ilgili ünlü markaların logoları standart yazı fontlarıyla yazılsaydı nasıl olurdu ( http://www.pixelonomics.com/famous-brands-logos-regular-fonts-regulabrands/) adlı makaleyi dikkatle okuyun lütfen. Oldukça dikkat çekici.</p>
<p style="text-align: justify;">Örneğin FedEx logosundaki E ve x karakteleri arasındaki beyaz zemine baktığımızda ok işaretini görebilirsiniz. Hemen orijinal logonun yanında Centry gothic bold ile yazıldığında bu gizli espri kayboluyor. Coca &#8211; Cola logosunun ise tüm ruhu yok oluyor. Discovery logosunda C ve O karakterlerini yan yana gelerek oluşturduğu mesaj da yitirilmekte.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/fedex.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-9895" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/fedex-300x107.png" alt="Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana…" width="300" height="107" title="Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana… 18" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/fedex-300x107.png 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/fedex.png 560w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/coca-cola.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-9893" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/coca-cola-300x107.png" alt="Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana…" width="300" height="107" title="Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana… 19" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/coca-cola-300x107.png 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/coca-cola.png 560w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/discovery.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-9894" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/discovery-300x107.png" alt="Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana…" width="300" height="107" title="Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana… 20" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/discovery-300x107.png 300w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/discovery.png 560w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Markalaşmanın olmazsa olmazı logo ve logo dizaynı hakkında ne kadar yazsam biraz eksik kalır. Bu süreci iyi yöneten ve tasarlayan firmalar akılda kalır. Akılda kalan firmalar da ihtiyaç anında ilk aranan firmalardır!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kaynakça;</strong><br />
pixelonomics.com/famous-brands-logos-regular-fonts-regulabrands<br />
tbmm.gov.tr/kanunlar/k6769.html<br />
eksprespatent.com/marka-isimleri</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/pazarlamacisin-bir-logo-yapsana/">Pazarlamacısın Bir Logo Yapsana…</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/pazarlamacisin-bir-logo-yapsana/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Start Up&#8217;larda Başarısız Olmanın 5 Yolu</title>
		<link>https://pazarlamailetisimi.com/start-uplarda-basarisiz-olmanin-5-yolu/</link>
					<comments>https://pazarlamailetisimi.com/start-uplarda-basarisiz-olmanin-5-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arda Diker]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2018 07:37:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[start up]]></category>
		<category><![CDATA[startup]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://pazarlamailetisimi.com/?p=9861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya çapındaki istatistiklere göre 10 start up&#8217;tan 9&#8217;u başarısız oluyor. Startup.watch sitesi ile girişimleri izleyen kurucusu Serkan Ünsal&#8217;da Türkiye’de yola çıkan her beş girişimden sadece birinin beş yıl sonra ayakta kaldığını belirtiyor. Ünsal, “Hayata...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/start-uplarda-basarisiz-olmanin-5-yolu/">Start Up&#8217;larda Başarısız Olmanın 5 Yolu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya çapındaki istatistiklere göre 10 start up&#8217;tan 9&#8217;u başarısız oluyor. Startup.watch sitesi ile girişimleri izleyen kurucusu Serkan Ünsal&#8217;da Türkiye’de yola çıkan her beş girişimden sadece birinin beş yıl sonra ayakta kaldığını belirtiyor. Ünsal, “Hayata geçmiş her beş girişimden biri ilk yılını göremiyor. Üç yıl geçtiğinde ise geriye iki tane kalıyor” diyor.</p>
<p>Yani rakamlar çok parlak değil. Fakat başarısız olma sebepleri nedir? Bu sebeplere baktığımızda yurt içi ve yurt dışındaki başarısızlık sebepleri birbirinden farklı. CB Insight&#8217;ın verilerine göre yurt dışı start up&#8217;ların başarısız olmasının top 7 sebebi:</p>
<ul>
<li><strong>Pazarın ilgili ürüne ihtiyaç duymayışı</strong></li>
<li><strong>Sermayenin yetersiz olması ve bitmesi</strong></li>
<li><strong>Yanlış takım ile çalışmak</strong></li>
<li><strong>Rakiplerin metodoloji veya ürünleriyle üstün gelmesi</strong></li>
<li><strong>Fiyat ve maliyet problemleri</strong></li>
<li><strong>Ürünün vasat olması</strong></li>
<li><strong>İş modeli problemleri</strong></li>
</ul>
<p><a href="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/start-up-larin-basarisiz-olma-nedenleri.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9862" src="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/start-up-larin-basarisiz-olma-nedenleri.jpeg" alt="Start Up&#039;larda Başarısız Olmanın 5 Yolu" width="701" height="249" title="Start Up&#039;larda Başarısız Olmanın 5 Yolu 22" srcset="https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/start-up-larin-basarisiz-olma-nedenleri.jpeg 701w, https://pazarlamailetisimi.com/wp-content/uploads/2018/03/start-up-larin-basarisiz-olma-nedenleri-300x107.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 701px) 100vw, 701px" /></a></p>
<p>Yurt içine gelirsek tablo oldukça farklı. Turkish Time&#8217;ın haberinde belirtilen son yıllardaki 50 başarısız start up&#8217;ı incelediğimizde başarısızlığın 5 ana nedeni bulunmakta:</p>
<ul>
<li><strong>Yanlış iş modeli</strong></li>
<li><strong>Aşırı rekabet ve bunun getirdiği düşük marjlar</strong></li>
<li><strong>Yanlış takım ve yöneticiler ile çalışmak</strong></li>
<li><strong>Pazar araştırması yapılmamış olması</strong></li>
<li><strong>Yetersiz sermaye</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye&#8217;de özellikle, rakiplerin iş modellerine ufak eklemeler yaparak kopyalamak, büyük oyuncuların getirdiği aşırı rekabet ile baş edememek en önemli başarısızlık sebepleri.</p>
<p>Özellikle gelir modeli yanlış olan girişimler, girdiği pazarda hali hazırda çok büyük bir rakibi olan girişimler, en hızlı başarısız olan girişim tipleri. Sahibinden.com, hepsiburada.com&#8217;u karşınıza alacaksanız bir kez daha düşünün ve iş planınızı çok ayrıntılı yapın derim.</p>
<p>Benzer ve kopya konseptler yapmak da aynı şekilde başarısızlığın diğer bir formülü. Buna en güzel örnek ise onlarca kurulan ve kapanan fırsat siteleri.</p>
<p>Ve tabi ki ekip ve yöneticileriniz en önemli başarı yada başarısızlık unsuru. Start up&#8217;da olsa, son derece teknolojik bir şirket de olsa tecrübeli bir ekip şart. Sonuçta iş iştir. Milyar dolarlık Google&#8217;da bile uzunca bir dönem Eric Schmidt CEO olarak görev aldı. Kurucuları iyiyiz, bizden farklı ne katacak demedi. Yatırımcıları da zaten dedirtmedi!</p>
<p>Yurt dışında başarısız olma nedenlerinden en önemli 2. sebep sermaye yetersizliği iken yurt içinde incelenen mevzu bahis 50 girişimde başarısızlık sebebi olarak bu ancak son sıralarda yer bulmuş. Bu 50 girişimden 19 tanesinin yatırımcı ortak, risk sermayesi (venture capital), melek yatırımcı gibi çeşitli yatırımcılara ulaştığını görmek mümkün. Ülkemizde özellikle teknolojik ve internet bazlı girişimlere ciddi bir destek var. Yatırım rakamları yurt dışına göre çok daha az olmakla beraber yine de tatmin edici.</p>
<p>Peki başarının sırrı ne ? Öncelikle doğru ortak ve doğru yönetici. Ardından da doğru iş planı gelmekte. Pazarlama satış stratejilerinin doğru uygulanması gerekmekte ve bunlar için de doğru pazar araştırması şart.</p>
<p>Yatırımlarınız boşa gitmesin, en baştan doğru ekip ve doğru danışmanlık ile yola çıkın.</p>
<p><strong>Kaynakça:</strong><br />
<a href="http://serkanemir.com/50-basarisiz-startup-ve-hatalarindan-cikarilacak-dersler/" rel="nofollow noopener" target="_blank">Serkan Emir</a><br />
<a href="https://www.cbinsights.com/research/startup-failure-reasons-top/" rel="nofollow noopener" target="_blank">cbinsights</a><br />
<a href="https://startups.watch/" rel="nofollow noopener" target="_blank">Startups.watch</a><br />
Turkishtime</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com/start-uplarda-basarisiz-olmanin-5-yolu/">Start Up&#8217;larda Başarısız Olmanın 5 Yolu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://pazarlamailetisimi.com">Pazarlama İletişimi Platformu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://pazarlamailetisimi.com/start-uplarda-basarisiz-olmanin-5-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
