Köşe Yazıları

Sosyal Medya Pazarlaması E04 “Entegre Kampanya”

Yazı dizimizin bu bölümünde “Sosyal medya üzerindeki iletişiminizi 360 derece kampanyanıza entegre ederken nasıl düşünmelisiniz?” sorusuna cevap arayacağız.

Sosyal medya’da markaların ne yapmaları, ne yapmamaları, nasıl yapmaları, ne zaman yapmaları… Bunlar hakkında birçok bilgiye ya da görüşe birçok farklı kanal ve mecra aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Bu yazı dizisinin bir farkı olaması gerekiyordu. Sosyal medya üzerinden iletişim kurmaya çalıştığınız insanlarla daha önceden “tanışıklığınızın” olması gerektiğinden bahsettim. Kullanıcı deneyimini bölmeden o deneyimin bir parçası olmanız gerektiğini ama yalnızca sizi kendi deneyimine kabul eden kullanıcılar için geçerli olduğunu ve bu yüzden tarafınızı belli etmeniz gerektiğinden bahsettim. İçerik sayılarının ne kadar olması gerektiğinden bahsettim. Sayfalarınızı herhangi bir içerik sayfasıymışcasına yönetemeyeceğiniz gibi markanızın alışveriş sitesi gibide yönetemeyecenizden bahsettim. Peki bu sınırlar içerisinde iken sosyal medya hesaplarınızı kampanyalarınıza nasıl entegre edebilirsiniz?

Öncelikle bu konuda hedef kitlenizden çok, sayfanızda halihazırda sizinle etkileşime geçmeye hazır kitlenizi iyi tanımanız lazım. Hazır kitle>Hedef kitle Eğer onlara istediklerini verirseniz onlar size yeni insanlar getireceklerdir. Sosyal medya üzerinden düzenlenen yarışmalar artık çok sıradanlaştı. Ama farklı bir konsept bulup kampanyanıza ve kendinize uyumlu bir şekilde yarışma/çekiliş yapabilecekseniz hiç durmayın derim. Ve sonrasında sizi kopyalayanlara hazır olun. Eğer markanıza “Hava atmak, burnu havada bir cool duruş” yakışıyorsa ek olarak taklitler aslını yüceltir mesajlı bir içerik de hazırlamanızda fayda var.

Benim asıl gelmek istediğim nokta ise markalar arası atışmalar. Bu atışmalar dikkat çekiyor ve yeterince zeki ise eğlendiriyor. Kampanyanızın sosyal medya ayağında rakiplerinize biraz diş göstermeniz ilgiyi sizin üzerinize toplayacaktır. Pazarlamada bazen ürün yerine kategoriyi ön plana çıkartmak daha akıllıca oluyor. Tabi bu genellikle piyasaya o kategoriyi tanıtan marka sizseniz. Ama bazen pastadaki diliminizden çok, dilimi kestiğiniz pastayı büyütmekte doğru hamle olabiliyor. Sizin rakibinizle olan atışmanız ilgiyi sizin üstünüze çekecektir ve hem rakibiniz hem de siz bundan yararlanacaksınız. Ekstrem durumlar dışında pazar payı sıralaması ile orantılı olarak bu fayda dağılımı gerçekleşiyor. Sosyal medya üzerinde rakiplerinize azcık laf atmaktan size zarar gelmez. Danışıklı dövüş olduğu bilinse de insanlar etkilenecektir. Çünkü orda asıl mesele aradaki rekabetin kullanıcıya hissettirilmesi ve kullanıcının bu rekabetin kendisi için olduğunu bilmesinde. Herkes kendisi için çabalanmasını ve emek verilmesini ister. Sizin yaptığınız da tam olarak bu. İnsanlara, onlara değer verdiğinizi hissettirmek. Kampanya süresince rakiplerinizin birkaç gönderisine birer cevap hazırlamanız gayet akıllıca olur. Bu konuda diğer markalarla iletişim kurmak mantıklı seçim olacaktır.

TV reklamlarınızın uzun versiyonlarını paylaşarak ya da yarışma düzenleyerek sosyal medyayı kampanyanıza entegre etmeyi düşünüyorsanız o sadece “Bizim böyle bir kampanyamız var. Bak!” demekten öteye gitmiyor. Zaten TV’de yaptığınız bu ve sosyal medyanın interaktif dinamiklerini kullanamadıkça elinizde entegre bir kampanya olmayacaktır.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top
X