yeni sosyal medya kanunu riskleri

Sosyal Medya Kanunuyla Dijital Pazarlama Sektörünü Nasıl Riskler Bekliyor

Yakın dönemde gündemimize giren sosyal medya yasasıyla birlikte markalarda ve ajans çalışanlarının kafalarına çeşitli sorular oluşmaya başladı. Şu an ajans ve marka taraflarının iletişim faaliyetlerini doğrudan etkileyen bir süreç olmasa da 2021 yılı itibariyle dijital ajans, marka ve KOBİ’lerin dijital iletişim faaliyetlerini etkileme potansiyeli çok yüksek riskler barındırıyor.

İlk aşamada ilgili sosyal medya kanallarını etkileyecek doğrudan bir erişim engeli olmasa da 2021’in ilk çeyreği itibariyle trafik sınırlaması getirilmesi gibi detaylar oldukça dikkat çekici. Bizi bekleyen sürece kısaca bir göz atmak gerekirse;

  1. Temsilci atamayan kurumlara on milyon Türk lirası ceza kesilmesi (Gerçekleşti) 
  2. Birinci cezanın ardından hala temsilci atamayan kurumlara otuz milyon Türk lirası ceza kesilmesi (Gerçekleşti) 
  3. Kesilen ikinci para cezasının ardından hala temsilci atanmaması durumunda Türkiye’de faaliyet gösteren gerçek ya da tüzel kişilerin ilgi mecralara reklam vermesinin yasaklanması ve para transferinin durdurulması (Beklenen)
  4. Reklam yasağı verildikten sonra 3 ay içinde hala temsilci atanmaması durumunda sitenin bant genişliğinin %50 oranında daraltılması (yani siteye erişebilen kullanıcı sayısı günlük 20 milyon kişi ise artık sadece 10 milyon kişinin erişim sağlayabilmesi)
  5. %50 bant sınırlaması yasağından sonra 30 gün içinde hala temsilci atanmamış ise bant genişliğinin %90’a kadar düşürülebilmesi (yani 20 milyon kişiden sadece 200 bin kişinin siteye erişebilmesi)

Şu aşamada öncelikli olarak karşımıza çıkacak olan ilk sorun marka ya da gerçek kişi olarak vergi mükellefliğimiz bulunuyorsa Facebook, Instagram, Twitter, Pinterest gibi mecralara reklam vermemizin sınırlanması olacak. Bu durumun gerçekleşmesi durumunda sektörde yer alan pek çok dijital medya planlamacı için işlerin azalması veya bulunduğu departmanların küçülmesi gibi bir sorun karşımıza çıkacak. Aynı zamanda Türkiye’de mükellef olan tüzel ya da gerçek kişiler bu mecralara ödeme yapması durumunda suç işlemiş olacak.

4. ve 5. maddede belirttiğimiz bant genişliği düşürmeyle alakalı adımların gelmesi durumunda ise doğrudan sosyal medyadaki aktif kullanıcı sayısının belirgin oranda düşmesi hatta ülke genelinde bu ağlara erişim sorunu yaşanması ortaya çıkabilecek.  Böyle bir senaryoda sosyal medya çalışanları ve dijital ajanslar için ciddi bir istihdam sorunu gündeme gelmeye başlayacak gibi duruyor. Ayrıca markalarla ajanslar arasında yapılan sosyal medya yönetim sözleşmelerinin mücbir sebebler ekseninde fesihi gibi konular gündeme gelebileceği için ana hizmeti sosyal medya yönetimi olan ajanslar için ciddi bir kriz süreci karşımıza çıkabilecek gibi duruyor. İstihdam kaynakları sınırlı ve rekabeti yüksek bir sektörde bir çok emekçinin ciddi bir mağduriyet yaşaması söz konusu olacak.

Ekonomik ve politik sebeblerle şu an için sürecinin nasıl ilerleyeceğini ön görmek pek mümkün olmasa da ajanslar ve markalar olarak hem müşteriler hem de kendi ticari girişimlerimiz için alternatif kanallar ve dijital yatırımlar yaratmamız oldukça önemli. Bu noktada ;

  1. Markalar / projeleriniz için bir blog oluşturmak ve içerik üretimi gerçekleştirmek
  2. SEO yatırımlarına önem vermek
  3. Yerli sosyal medya platformlarında/mesajlaşma uygulamalarında yer almak
  4. Mailing/SMS altyapısını geliştirmek ve yatırım yapmak

gibi konular oldukça önemli duruyor.

Devletin bu konudaki beklentilerinin haklı ve meşru zeminde olması nedeniyle yukarıdaki belirtilen risklerin gerçekleşme potansiyeli oldukça yüksek gözüküyor. Bu nedenle mecralarında bu konuda diyalog kanalını açık tutması ve sektör çalışanların/markaların kamuoyu oluşturması önem teşkil ediyor. Çünkü yasaklar uygulanmaya başladıktan sonra erişim sıkıntısı yaşanacağından bunu yapmak çok daha zor hale gelebilir.

Yukarıda bahsedilen risklere istinaden Resmi Gazete’den alıntı yapılan kısım;

” MADDE 6 – 5651 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 4 – (1) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirler ve bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde Türk vatandaşı olması zorunludur.

(2) Birinci fıkrada düzenlenen temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde sosyal ağ sağlayıcıya Başkan tarafından on milyon Türk lirası idari para cezası verilir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde otuz milyon Türk lirası daha idari para cezası verilir. İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanır, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil edilir, reklam yasağı kaldırılır ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.” (Kaynak: Resmi Gazete)

Resmi Gazete’de yayınlanan kanun detaylarına ulaşmak için: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/07/20200731-1.htm

Çağrı Çiftçi

Pazarlamailetisimi.com'un kurucusudur. Aynı zamanda dijital pazarlama sektöründe danışmanlık hizmeti vermektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X